TÜSAD Başkanı Prof.
Dr. Arzu Mirici, klima kullanımının tek başına hastalık sebebi olmadığını
belirtirken, doğru kullanım için uyulması gereken iki önemli kuralı hatırlattı.
Mirici, “Klimanın zararlarından korunmak için uyulması
gereken ilk kural; ortamı aşırı ısı farkı oluşturmadan yavaş yavaş soğutmak.
Doğru klima kullanımının diğer kuralı da cihaz bakımını ve temizliğini
yaptırmak” dedi.
Yaz mevsimiyle birlikte artan klima kullanımı beraberinde
bazı şikayetleri de getiriyor. Normalin üzerine çıkan sıcaklık değerleri ve
yüksek nem nedeniyle kullanımı giderek artan klimalar, kas ağrılarından üst
solunum yolu rahatsızlıklarına, alerjiden lejyoner hastalığına kadar pek çok
nedenle sağlığımız açısından tehdit olarak görülüyor. Klima yüzünden hasta
olmamak için doğru kullanımın önemine dikkat çeken Türkiye Solunum
Araştırmaları Derneği (TÜSAD) Başkanı Prof. Dr. Arzu Mirici, bunun için uyulması
gereken kuralları hatırlattı.
Klimaların tek başına hastalık nedeni sayılamayacağını,
ancak yanlış kullanımın bazı zararlı sonuçları olduğunu belirten Prof. Dr.
Mirici, “Klimalar ya da genel anlamıyla iklimlendirme sistemleri uygun
kullanıldığı takdirde solunum sistemini olumsuz etkilemez. Buna karşın yanlış
klima kullanımı sağlığımızı etkileyebiliyor” dedi. Mirici, “Küresel iklim
değişikliği nedeniyle giderek ısınan dünyamızda klimaların yaşamımızdan
çıkarmak mümkün değil. Ancak doğru kullanım ile zararlarını önleyebiliriz”
derken, uyulması gereken kullanım kurallarını şöyle özetledi:
- Öncelikle klima kullanırken aşırı ısı farkı oluşmasını
önlemek geliyor. Sıcak bir ortamdan gelip hızla serinlemek için klimaları düşük
derecelere ayarlamamak ve uzun süre bu şekilde kullanmamak gerekiyor.
- Ani ısı farkı yaratmamak için iç mekan yavaş soğutulmalı
ve dış ortam havasına mümkün olduğunca yakın bir ısı derecesi tercih edilmeli.
- Klimaların içinde barınan mikroorganizma ve alerjenler
için düzenli bakım ve yılda en az iki kez temizlik yapılması gerekir.
- Bunların yanı sıra konut, işyeri ve taşıt araçlarında
bulunan klimaların ortama girmeden kısa süre evvel çalıştırılması ya da klima
çalıştırıldıktan sonra bir süre havalandırılması da önemli.
ANİ ISI FARKI HASTA
EDİYOR!
Klima kullanımında yapılan yanlışların başında, bir an önce
serinleme ihtiyacı ile düşük sıcaklık derecelerinin tercih edilmesinin
geldiğine dikkat çeken Mirici, şu bilgileri verdi: “Bu durum bedenimizin büyük
bir ısı farkı ile karşılaşmasına yol açıyor. Bu da kas ağrıları, üst solunum
yolu rahatsızlıkları gibi sonuçlara neden olabiliyor. Daha da önemlisi, ani
meydana gelen sıcaklık ve nem farkı, solunum sisteminin savunma
mekanizmalarının etkili çalışmasını engelleyebiliyor. Bunun sonucu olarak da
hem alt hem üst solunum yollarında enfeksiyon hastalıklarına karşı bölgesel
savunma azalabiliyor. Ani ısı ve nem değişikliği aynı zamanda solunan havadaki
mikroorganizma ve alerjenlerin miktar ve içeriklerini de değiştirebiliyor. Bu
durum solunum sistemimizi hatta tüm beden sağlığımızı etkileyebiliyor. Bu
etkilerin başında kas ağrıları, solunum sistemi enfeksiyonları ve alerjik
hastalıklar geliyor.”
MİKROORGANİZMALARA
DİKKAT!
Klima kullanımında yapılan bir yanlışın da periyodik cihaz
bakımı ve temizliğinin ihmal edilmesi olduğuna dikkat çeken Mirici, bu konuda
şu uyarıyı yaptı: “Klimalar gün boyu içinden geçen havadaki mikroorganizma ve
alerjenler gibi hastalık yapıcı etkileri toplar. Bu nedenle özellikle ilk kez
çalıştırıldıkları zaman kişiler yoğun bir alerjene maruz kalabilir. Benzer
şekilde cihazların içinde biriken ve hatta üreyip canlılığını, hastalık yapıcı
etkisini devam ettiren mikroorganizmalar zatürre (pnömoni) nedeni olabilir.”
TÜSAD HAKKINDA
Göğüs hastalıkları alanında ülkemizin ilk bilimsel meslek
kuruluşu olarak 22 Haziran 1970 yılında İstanbul’da kurulan Türkiye Solunum
Araştırmaları Derneği (TÜSAD), halen Türkiye genelindeki 4.040 üyesi ile
“halkın akciğer sağlığını korumak” amacı doğrultusunda çalışmalarını
sürdürüyor. Toplumsal ve mesleki eğitimi, araştırmaları destekleyerek halk
sağlığının korunmasına yönelik faaliyetler yürüten TÜSAD, “Tükenmeyen bir
nefesle” sloganı ile 49 yıllık geçmişinde 40 ulusal kongre, sayısız bilimsel
toplantı, sempozyum, iki dünya kongresi ile bilinçlendirme ve farkındalık
projelerine imza attı.















