Yağmurlu ve soğuk havalarda yürümek, zeminin ıslak
olması ve kayganlaşması nedeniyle oldukça zorlaşıyor.
Kış aylarında düşme
nedeniyle el bilek yaralanmaları en sık görülen travmalar arasında yer alıyor.
El bileğinde oluşan sorunlar, ağrı ve hareket kısıtlılığı gibi ciddi
problemlere yol açarken, bu durum hastaların yaşam kalitesini de olumsuz
etkiliyor. Bu bölgede görülen rahatsızlıklar açık ve kapalı cerrahi
uygulamaları ile tedavi edilebiliyor. Memorial Ankara Hastanesi Ortopedi ve
Travmatoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Mehmet Demirtaş, el bilek yaralanmaları ve
tedavi yöntemleri hakkında bilgi verdi.
Kırıkların başlıca sebebi “Açık el üstüne düşme”
El ve el bileği bölgesinde
meydana gelen travmalar, kemik ve yumuşak doku yaralanmaları olarak ikiye
ayrılmaktadır. Darbe, düşme, çarpma ve zorlama gibi nedenlere bağlı olarak en
çok el bileği kemiğinde kırık meydana gelirken, yumuşak doku yaralanmalarında
ise sıklıkla tendon kopması ve sinir hasarı ile karşılaşılmaktadır. Açık el
üzerine düşenlerde ya el bileğinin kendisi ya da dirsek kırılırken, en sık el
bileğinin kendisi, ikinci sıklıkta ise kaşık kemiği denilen (skafoid) kemik
kırılmaktadır. Ne yazık ki bu kemiğin kırığı her zaman göze çarpmazken, bu
bölgedeki hassasiyet karış kemiği kırığı şüphesi uyandırmalıdır.
Kırıklar şişlik, ağrı ve hareket kısıtlılığı ile
kendini belli eder
Kırıklar kendini genellikle
el bileği üzerinde şişlik ve hareketle ya da hareketsiz oluşan ağrı ile
göstermektedir. Radius kırıklarında el bileğinde çatal sırtına benzer deformite
oluşurken, küçük kemik kırıklarında bu durum ortaya çıkmamaktadır. Kırık
şüphesi olduğunda ise el bileğinin desteklenmesi ve hareket ettirilmemesi
gerekir. Kırıkta muayene ve röntgen filmi ile tanı konulurken, gerektiğinde
tomografi veya MR da istenebilir.
Parçalı kırıklara cerrahi müdahale gerekir
Yerinden oynamamış ve
parçalı olmayan kırıklar alçıyla tedavi edilirken, yerinden oynamış, parçalı
kırıkların ise kapalı olarak yerine yerleştirilmesi çoğu zaman mümkün
olmamaktadır. Bu durumda cerrahi işlem devreye girerken, ameliyat için içten
tespit veya dıştan tespit yöntemleri kullanılmaktadır. Dıştan tespit için, el
ile önkol arasında köprü gibi eksternal fiksatörler yerleştirilir. İçten tespit
işleminde ise özellikle eklem içi kırıkların basamaklaşmasının düzeltilmesi
için ameliyat sırasında plak adı verilen, üzerinde delikler olan metalin iki
tarafına vidalar konularak kırık tespit yöntemi tercih edilmektedir.
Artroskopi en çok el bileği ve başparmakta
kullanılıyor
Kapalı cerrahilerde
floroskopi ve artroskopi yöntemleri kullanılmaktadır. Floroskopi işleminde
kesmeden dışarıdan teller geçirilerek röntgen eşliğinde kırıklar tespit edilir.
Artroskopide ise çok ince kameralar eşliğinde eklem içine iki üç delikten
girilerek temizleme, yırtık dikme ya da sinir sıkışıklığını gevşetme gibi
işlemler yapılır. Artroskopi yöntemi el bileğinde ve başparmakta yaygın olarak
kullanılmaktadır.
Yumuşak doku yaralanmalarında tendon ilk sırada
Yumuşak doku
yaralanmalarında önceliği tendon kesikleri oluşturmaktadır. El bileği
çevresinde bulanan ve tendon denilen kaslar, kasıldıkları zaman uçları
incelerek aynen ince bir ip gibi parmaklara kuvvet yansıtır. Böylece
parmakların kapanması ve el bileğinin sıkılması mümkün olur. El bileği
yaralanmalarında tendonun zarar görmesi sonucunda ise parmakların içeriye doğru
bükülmesini ya da yukarı doğru kalkmasını sağlayan mekanizma bozulmaktadır.
His kaybı yanıklara davetiye çıkarıyor
El sinirlerinin zedelenmesi
ise yumuşak doku yaralanmalarında ikinci sırada yer almaktadır. Elde his
oluşturan sinirler, bir elektrik kablosu gibi parmaklardaki duyu hissini beyne
iletir. Sinirlerde bir kesiklik oluşması ile hastalar his kaybına uğrayarak,
tuttuğu şeyin sıcak mı, soğuk mu, sert mi, yumuşak mı ya da keskin mi olduğunu
anlayamamaktadır. Bu hastaların sıcaklığın farkına varamaması ise ciddi
yanıklara sebebiyet vermektedir.
Sinirler mikroskop altında tamir ediliyor
Tendon yaralanmaları ve sinir zedelenmelerinin tedavisi açık cerrahi yöntem ile yapılır. Bu ameliyatta tendonlar açılarak uç uca dikilmektedir. Ameliyatın ardından tendon etrafındaki yapışıklığın açılması için mutlaka fizik tedavi ve rehabilitasyon uygulanması gerekmektedir. Sinir zedelenmelerinde ise sinirler mikroskop altında büyütülüp tamir edilirken, bu operasyondan yaklaşık yüzde 70-80 oranında verim alınabilmektedir.















