Cilt lekeleri; özellikle kadınlar için kırışıklık ve yaşla
ilgili cilt sorunlarından sonra en sık görülen sağlık sorunlarından biri. Cilt
lekelerinin oluşumunda, akla sadece güneş ışınlarına direkt temas sonucu
gelişen lekeler geliyor. Oysa ileri yaşla birlikte cildin de yaşlanması, doğum
kontrol hapı kullanımı, lazer ile peeling ve termal ısı gibi yöntemlerin olması
gerektiği şekilde uygulanmaması veya hatalı uygulanması leke oluşumuna yol açabiliyor.
Leke tedavisinde bilinçsizce kullanılan krem ve ilaçlar da sorunu
tetikleyebiliyor. memorial antalya hastanesi Dermatoloji Bölümü’nden Uz. Dr.
Lütfiye Çoban, cilt lekelerinden korunma yolları ve tedavi yöntemleri hakkında
bilgi verdi.
Yüz, yanak ve alın bölgesinde yoğunlaşıyor
“Melazma” adı verilen güneş lekeleri; doğuştan olmayan,
sıklıkla yüzde ve yanak bölgesi ile alın ve üst dudağa yerleşen kahverengi
görünümde yapılardır. Güneş lekeleri yüzeysel ve derin olarak ikiye ayrılır.
Ultraviyole lamba ile güneş lekesinin derinliğini tespit edilebilir. Fakat
yüzde görülen her kahverengi oluşum, güneş ışınlarına bağlı olmayabilir. Bu
yüzden mutlaka dermatoloji uzmanının muayenesi ile cildin değerlendirilip en
uygun tedavinin planlanması gerekir.
Kış güneşi masum değil
Leke tedavisinin başarıyla sonuçlanabilmesinde, yaz
mevsiminde olunmasa bile güneşten korunmanın devam etmesi büyük önem taşır.
Evden dışarı çıkılmasa da güneş kremi sabah yüz temizlendikten hemen sonra
sürülüp, öğlen ve ikindi vakti tekrar edilmelidir. Ayrıca gebelik ve doğum
kontrol ilaçlarının kullanımında, ağda gibi epilasyon işlemlerinden sonraki
günlerde güneşten sakınmak ve güneş koruyucu ürün kullanmak çok önemlidir.
Cilt lekelerine neden olan 6 faktör;
Sir ağda
Lazer epilasyon
Bazı akne tedavilerinde kullanılan ilaçlar
Doğum kontrol ilaçları
Gebelik
Hormon tedavileri
Hastaya özel leke açıcı yöntemler
Lekelerin tedavisinde pek çok yöntem kullanılmaktadır. Yüzeysel
güneş lekeleri tedaviye daha iyi yanıt vermektedir. Başarılı sonuca ulaşmak
için hastanın cilt tipi, ten rengi, eşlik eden hastalıkları, genetik yapısı ve
yaşam şekli kadar lekenin derinliği ve yapısı da önemlidir. Hastaların bir
kısmında bazı leke açıcı kremler yeterli olurken bazı hastalarda peeling veya
lazer gibi işlemlere ihtiyaç duyulur. Bu amaçla en sık uygulanan işlem, meyve
asitleri ile yapılan glikolik asit peelinglerdir. 2-4 hafta aralar ile yapılan
peelingler derinin üst tabakalarındaki lekeli bölgenin pullanıp dökülerek
soyulmasını sağlar.
Lazer uygulaması ile lekeyi hedefleyen tedavi
Peelinglere göre daha derin bir soyulma gerektiği zaman ise
fraksiyonel lazer uygulamaları da leke tedavisinde kullanılmaktadır.
Fraksiyonel lazerler, son yıllarda deriyi soyma işleminde, hekime ve hastaya
büyük kolaylık sağlamıştır. Her leke türünde oldukça başarılı sonuçlar
alınmaktadır. Fraksiyonel lazerler dışında farklı dalga boyuna sahip özellikte
lazerler de deride soyulmaya neden olmadan yalnızca leke bölgesine etki ederek,
çil ve yaşlılık lekesi şeklindeki bazı
oluşumların tedavisinde kullanılmaktadır.
C vitamini takviyeleri lekelenmeyi önleyebiliyor
Leke tedavisi esnasında cilt çok daha hassas ve lekeye
yatkın hale gelir yeterli korunmazsa lekeler daha da artar. Bu yüzden
tedavilerin özellikle güneşin etkisinin azaldığı sonbahar ve kış aylarında yapılması
daha uygundur. Tedavi bitmiş olsa dahi lekelerin tekrar etmemeleri için dört
mevsim düzenli bir şekilde yüksek faktörlü güneş kremlerinin kullanılması
gerekir. C vitamini takviyeleri ve antioksidan farmasötikler kullanarak ciltte
leke oluşumu baskılanabilir. Güneş ışınlarının yakıcı etkisinin azaldığı
sonbahar aylarında doktor önerisiyle leke tedavisine başlanabilir.












