Teklifin merkezinde yer alan düzenlemeye göre, çocuklara yönelik kalıcı estetik müdahaleler suç olarak tanımlanıyor.
Buna göre, tıbbi bir zorunluluk bulunmaksızın ya da yasal temsilcinin yazılı rızası alınmadan ve işlem anında bizzat hazır bulunması sağlanmadan; vücutta kalıcı iz bırakacak şekilde dövme, piercing, botoks, dolgu yapılması veya deri altına boya enjekte edilmesi gibi müdahalelerde bulunan kişilere bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilmesi öngörülüyor. Ayrıca bu fiilin meslek icrası kapsamında, yani dövme stüdyosu, güzellik merkezi ya da estetik kliniği gibi ticari işletmelerde gerçekleştirilmesi halinde cezanın yarı oranında artırılması planlanıyor.
Madde gerekçesinde, çocuğun tek başına verdiği rızanın, vücut bütünlüğünü kalıcı olarak etkileyen bu tür işlemler için hukuka uygunluk sebebi sayılamayacağı vurgulanıyor. Bu nedenle işlemin yapılabilmesi için mutlaka tıbbi zorunluluk bulunması ya da yasal temsilcinin yazılı rızasının alınması ve işlem anında bizzat hazır bulunması gerekiyor. Bu sayede çocukların bu tür kalıcı müdahalelere karşı korunması amaçlanıyor.
Teklifin genel gerekçesinde ise çocukların fiziksel ve psikolojik gelişim süreçleri göz önünde bulundurulduğunda, vücut bütünlüğünde kalıcı sonuç doğuran müdahalelere karşı özel korumaya ihtiyaç duydukları ifade ediliyor. Dövme, piercing, botoks ve dolgu gibi işlemlerin kalıcı iz bıraktığı ve geri dönüşü zor olduğu belirtilerek, çocukların geçici heveslerle verdikleri kararların ileride telafisi mümkün olmayan sağlık sorunlarına ve psikolojik rahatsızlıklara yol açabileceği kaydediliyor. Ayrıca bu tür kalıcı müdahalelerin, çocukların ileride asker, polis ya da istihbarat uzmanı gibi belirli meslekleri seçmelerine engel teşkil ederek hak kaybına uğramalarına neden olabileceği uyarısı yapılıyor.
Mevcut mevzuatta çocukların vücut bütünlüğüne yönelik bu tür müdahaleleri açıkça yaptırıma bağlayan özel bir düzenleme bulunmadığına dikkat çekilen teklifle, çocuğun üstün yararının merkeze alındığı, vücut dokunulmazlığına yönelik müdahalelerin sınırlarının netleştirildiği, yasal temsilcinin rızası ve bizzat katılımı şartıyla denetim mekanizmasının güçlendirildiği, ticari ve mesleki faaliyetler kapsamında işlenen fiiller için caydırıcılığın artırıldığı ve kamu sağlığının güvence altına alındığı vurgulanıyor.











