Dursun Nar, mesajında şunları dile getirdi: “Tarih şan ve
şerefle dolu büyük Türk milletinin vatan sevgisinin, şehadetle imtihan olduğu
Çanakkale Zaferi’nin bir yıldönümünü daha kutlamanın gurur ve mutluluğunu
yaşıyoruz. Büyük Türk Milleti bu savaşlar ile, vatanın bütünlüğü ve milletin
bağımsızlığı için neleri göze alabileceğini tüm dünyaya göstermiştir.
Çanakkale Savaşları, sıradan bir askeri müdahale ve mücadele
değil, artık Anadolu’ya da yönelmiş olan tehdidin sabır sınırlarını zorladığı
yıllarda, büyük Türk milletinin gösterdiği yüksek fedakarlığın ve kahramanlığın
abidesi olmuştur.
En modern silahlar, en ileri savaş araçları, teknolojinin
tüm imkân ve kabiliyeti Çanakkale’de tel tel dökülmüş, düşmanca niyetler
denizin dibine gömülmüştür. Buğday kırığından yapılmış çorbalarla öğün geçiren,
çamur barınaklarda kalan, içecek su, yiyecek ekmek, giyecek ayakkabı bulmakta
zorluk çeken kahramanlarımız imkansızlıklar karşısında asla pes etmemişlerdir.
“Hiç kuşku yok ki, Çanakkale’de kudretini iman ve iradeden
alan vatan sevgisi, hain ellerde ölüm saçan çelik ve baruta diz çöktürmüştür.”
Türk milleti Çanakkale’de zoru başarmış, iki yüz elli üç bin
şehidimiz Çanakkale’yi boydan boya manevi surla çevirmiştir. Toprağın koynuna
kefensiz giren yiğitlerimiz, Türk tarihini omuzlamışlar, bağımsız yaşama
iradesinin bir sancağı olmuşlardır.
Aziz şehitlerimizi, kaybetmenin üzüntüsünü yüreklerimizden
bir nebze olsun hafifleten ve bizleri teselli eden duygular “Şehit” olmanın
özel anlamında saklıdır. Neye mal olursa olsun, şehitlerimizin emaneti bu aziz
vatan ilelebet var olacaktır.
Bu duygu ve düşüncelerle Çanakkale Deniz Zaferi’nin 106.
yıldönümünde, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere; milli ve manevi
değerleri uğruna kara toprağın bağrına bir gül gibi giren şehitlerimizi rahmet
ve minnetle yad ediyorum.














