Dün mahkemeye dilekçe sunan H. M. E., hakkında çıkarılan yakalama kararının kaldırılmasını talep etti.
Şehit Abdullah Çavuş Mahallesi'nde bulunan Palmiye Sitesi'nin ilk depremde tamamen yıkılmasıyla ilgili Kahramanmaraş 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın seyrini değiştirecek bu talep, kamuoyunda yankı uyandırdı. Müteahhit H. M. E., davanın 26 Aralık 2024'teki ikinci duruşmasında tutuklanmış, ancak sadece 21 gün cezaevinde kaldıktan sonra 17 Ocak'ta Necip Fazıl Şehir Hastanesi'nin "kocama hali" raporu gerekçe gösterilerek tahliye edilmişti.
"Kocama Hali" Raporu Tartışma Yarattı, Yakalama Kararı Çıktı
H. M. E.'nin tahliyesi, sitede hayatını kaybedenlerin yakınları tarafından büyük tepkiyle karşılandı. Mağdur ailelerin itirazı üzerine üst mahkeme olan Kahramanmaraş 4. Ağır Ceza Mahkemesi, sağlık raporunu ve H. M. E.'nin SEGBİS aracılığıyla verdiği ifadeleri detaylıca inceledi. İnceleme sonucunda, H. M. E.'nin beyanları sırasında yer ve zaman oryantasyonunda herhangi bir eksiklik görülmediği ve en önemlisi, söz konusu raporun Adli Tıp Kurumu tarafından onaylanmadığı gerekçeleriyle 29 Ocak'ta hakkında yeniden yakalama kararı çıkarıldı.
Ancak kolluk kuvvetleri, yakalama kararının ardından H. M. E.'yi ikamet adresinde bulamadı. Aradan geçen uzun zamana rağmen yakalanamayan firari sanık, dün avukatı aracılığıyla yargılandığı Kahramanmaraş 3. Ağır Ceza Mahkemesi'ne ilginç bir dilekçe sundu.
Firari Sanıktan Hukuki Savunma: "Adli Tıp Onayına Gerek Yok"
H. M. E., dilekçesinde Adalet Bakanlığı'nın 2 Ocak 2023 tarihli genelgesinin 8. maddesine atıfta bulunarak, hakkında kesinleşmiş bir hüküm bulunmayan tutuklu için cezaların hafifletilmesi veya kaldırılması işlemlerine tevessül olunamayacağından, bu şekildeki talebin tahliye istemi mahiyetinde kabul edilmesi gerektiğini savundu.
Dilekçesinde daha da ileri giden H. M. E., "İlgili genelgeden de açıkça anlaşılacağı üzere yargılaması devam eden bir tutuklu için sağlık kurulu raporunun Adli Tıp Kurumu tarafından onaylanmasına gerek yoktur. Yerelde bulunan tam teşekküllü bir devlet hastanesinin cezaevi şartlarında hayatını idame ettiremeyeceğine karar verdiği bir tutuklunun, yargılaması bitmiş bir hükümlüye uygulanabilecek şartlarda değerlendirilmesi hukuka aykırıdır" ifadelerini kullandı.
H. M. E. dilekçesinin sonunda, yakalama kararının mahkemece uygun görülecek bir adli kontrol tedbiri uygulanmak suretiyle kaldırılmasını, bu talebin kabul görmemesi halinde ise sanığın tedavisinin yapıldığı hastaneden tedavi evraklarının asıllarının dosyaya celp edilerek, hazırlanan raporun Adli Tıp Kurumu'na gönderilerek değerlendirmesinin yaptırılmasına karar verilmesini talep etti.
Bu son gelişme, Palmiye Sitesi davasının seyrini nasıl etkileyecek merak konusu.












