Canel’in anma programında “İyi tarikat-kötü tarikat yok, hepsini kapatacağız. Aydınlık ve laik bir Türkiye’de tarikatlara ve imam hatiplere yer yok” ifadelerini kullandığı belirtildi.
Bu sözlerin ardından Canel, “halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama” suçlamasıyla polis tarafından ifadeye çağrıldı.
“Siyasi tartışma yaptım, inançları hedef almadım”
soL’a konuşan Canel, soruşturmayı şu sözlerle değerlendirdi:
“Laikliğin tartışmalı hale geldiği bir ülkede bu soruşturma şaşırtıcı değil. Ben anayasal düşünce ve ifade özgürlüğümü kullandım. Burada bir inancı ya da toplumsal kesimi hedef almadım. Siyasi bir tartışma yaptım. Tarikatlar ve imam hatipler bu ülkenin geleceği açısından konuşulmak zorunda.”

Avukat: “Soruşturma siyasi baskı aracıdır”
Canel’in avukatı Özgür Çıkın ise fezlekede özellikle “tarikatları ve imam hatipleri kapatacağız” cümlesinin öne çıkarıldığını belirterek şu değerlendirmeyi yaptı:
“Konuşmanın tamamında laiklik ve aydınlanma mücadelesi vurgulanıyor. Tarikatların varlığı zaten devrim yasalarına aykırı. İmam hatiplerin kapatılması da birçok siyasi partinin seçim vaadi olmuş durumda. Türk Ceza Kanunu açısından bakıldığında ise ortada ne bir sosyal sınıf ayrımı var ne de kamu güvenliği açısından açık bir tehlike söz konusu. Bu nedenle soruşturma hukuki değil, siyasi nitelik taşımaktadır.”











