Duruşma sabahı dosyaya giren bilirkişi raporunun ardından tutuklu müteahhit Ö.Ç.’nin serbest bırakılması, mağdur ailelerin ve avukatların sert tepkisine neden oldu.
115 kişiye mezar olan site davasında kritik gelişme
Onikişubat ilçesinde bulunan Penta Park Sitesi’nin 1 ve 3. bloklarının yıkılması sonucu 115 kişi yaşamını yitirmiş, çok sayıda kişi de yaralanmıştı. Soruşturmanın ardından Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı, projede sorumluluğu bulunan Ö.Ç. ile birlikte M. B. ve M.B. hakkında “bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma” suçundan 22 yıl 6’şar aya kadar hapis istemiyle dava açtı.
Ayrıca, dönemin belediye görevlileri ile binanın altındaki iş yerlerinde tadilat yaptığı belirlenen kişilere yönelik açılan davalar da dosya ile birleştirildi.
Mahkemeden biri için devam, biri için tahliye kararı
Kahramanmaraş 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen son duruşmada, tutuklu sanıklardan M.B.’nin cezaevindeki durumunun devamına karar verilirken, müteahhit Ö.Ç. hakkında tahliye kararı verildi. Bu kararın, duruşma günü sabah saatlerinde dosyaya eklenen yeni bilirkişi raporuna dayandırıldığı öğrenildi.
“Rapor duruşma sabahı geldi, inceleme fırsatı bile bulamadık”
Depremde anneannesini kaybeden ve aynı zamanda davanın müşteki avukatlarından biri olan Ahmet Said İlhan, sürece ilişkin yaptığı açıklamada sert ifadeler kullandı. İlhan, daha önce dosyada birden fazla bilirkişi raporu bulunduğunu ancak çelişkilerin giderilmesi amacıyla İstanbul’da oluşturulan yeni bir heyetten rapor beklendiğini hatırlattı.
Aylarca hazırlanmayan raporun, duruşma günü sabah saatlerinde dosyaya girdiğini belirten İlhan, “Bu raporun zamanlaması ve içeriği, kararın yönünü doğrudan etkiledi. İnceleme ve itiraz hakkımız dahi olmadan tahliye kararı verildi” dedi.
“Bilimsellikten uzak, çelişkilerle dolu”
Hazırlanan raporun bilimsel dayanaktan yoksun olduğunu savunan İlhan, raporda mevcut delil, beyan ve teknik verilerin göz ardı edildiğini ileri sürdü. İlhan’a göre raporun temel amacı, müteahhit Ö.Ç.’nin sorumluluğunu ortadan kaldırmak oldu.
Açıklamasında dikkat çeken ifadeler kullanan İlhan, “Herkesin yapı sahibi olarak bildiği bir kişinin, raporda yalnızca statik proje müellifi gibi değerlendirilmesi kabul edilemez. Dosyadaki gerçekler yok sayılarak kusursuz gösterildi” diye konuştu.
“Tahliye kararı toplumda derin bir yara açtı”
Tahliye kararının sadece mağdur aileleri değil, kamuoyunu da derinden etkilediğini belirten İlhan, söz konusu raporu “sipariş” olarak nitelendirdi. Kararın hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu savunan İlhan, şu mesajı verdi: “100’den fazla insanın hayatını kaybettiği bir olayda sorumluluğu bulunan kişilerin serbest bırakılması kabul edilemez. Bu dosyada adalet sağlanana kadar mücadelemizi sürdüreceğiz.”
Süreç yakından takip edilecek
Aileler ve avukatlar, hem bilirkişi raporuna hem de tahliye kararına karşı hukuki girişimlerde bulunmaya hazırlanıyor. Davanın ilerleyen duruşmalarında yeni raporların ve itirazların sürecin seyrini değiştirmesi bekleniyor.














