III. Uluslararası Kadın ve Adalet Zirvesi’nin “Daha İyi Bir
İş-Aile Dengesine Doğru” konulu oturumunda konuşan Doha Aile Enstütüsü’nden
Ahmed Aref,kadınların yasal düzenlemelerle desteklenerek, annelik izinlerinin
genişletilmesi gerektiğini söyledi.
Zirve kapsamında gerçekleşen paralel oturumlarda, ailenin
güçlendirilmesi yönünde değişik alanlardaki gelişmeler, başarılı örnekler ve
devam etmekte olan sorunlarla ilgili tespit ve çözüm önerileri tartışıldı.
“Daha İyi Bir İş-Aile Dengesine Doğru” konulu oturumun
Moderatörlüğünü KADEM Kurucu Başkanı ve Ak Parti İstanbul Milletvekili Doç. Dr.
E. sare aydın yılmaz yaptı. Yılmaz, iş ve aile dengesinin tek kişiye düşen bir
sorumluluk olmadığını belirterek, “Bu konuda devletin, işverenin ve bütün aile
bireylerinin sorumlulukları var” dedi.
Devletler Aile Birliğini koruyabiliyor mu?
Katar Uluslararası Doha Aile Enstütüsü’nden zirveye gelen
Araştırmacı Ahmed Mohamed Aref de, her ülkede, toplumun temel taşı olan
Ailenin, devletin koruması altında olduğunun sürekli konuşulduğunu, ancak bunun
uygulamaya ne kadar yansıdığının tartışılması gerektiğini belirtti. Aref,
şunları söyledi: “Devamlı olarak İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’nin 16.
Maddesinde yazan toplumun temel taşının aile olduğu ve ailenin toplum ve
devletin koruması altında olduğu taahhüdünü konuşuyoruz. Ama burada tartışılması
gereken esas kritik soru, bu uluslararası taahhüdün ulusal politika ve
uygulamalara ne ölçüde dönüştürüldüğüdür. Devletler ve toplumlar aile birliğini
koruyabiliyor mu? Bu zirve, çağdaş dünyadaki ailenin durumunu, ailelerin mikro
ve makro düzeyde karşı karşıya kaldıkları zorlukları, aile içi şiddeti, iş-aile
dengesini, yoksulluk ve çatışma konularını konuşma fırsatı sunması bakımından
çok önemli”
Aref, insanların aileleriyle ve iş taahhütleri arasında
çatışma yaşadıklarını, bunun da aileye zarar verebildiğini de belirterek,
şunları söyledi:
“Araştırmalara göre doğurganlık iş yaşamından olumsuz
etkileniyor. Esnek çalışma saatleri, doğum izni, bu konuda annelere yardımcı
oluyor. İş aile denge politikaları bu konuda anlamlı sorumluluklar üstleniyor.
Esnek çalışma seçenekleri, izinler, çocuk yardımları, annelere yardımcı oluyor.
Bu denge eğitim, sosyal faaliyetler gibi bireysel ihtiyaçları da içermelidir.
Çalışan kadın 14 haftadan az olmamak üzere annelik izni almalıdır. Bunlarda
yasal düzenlemelerle hayata geçirilmeli. Katar Vakfı şu aşamada çalışan anneler
için genişletilmiş doğum izni üzerinde çalışıyor” dedi.
Türkiye’de üniversiteli kadın sayısı son 10 yılda arttı
Ekonomist Dr. Willem Adema: “Çocuklar büyüdükçe kadınların
istihdama katkısının düştüğünü görüyoruz. Türkiye'de üniversite eğitimi alan
kadınların oranları son 10 yılda yükseldi.”
Bütün paydaşlar bir araya gelmeli
Dr. Fred Deven, iş ve aile dengesinin dinamik bir konu
olduğunu belirterek, “Bütün yaşam boyunca devam eden bir süreçtir. Anne ve
babanın hayatları boyunca bu dengeyi sağlamaları söz konusudur. Aileler birçok
kültür ve kıtada benzer özelliklere sahipler. İş ve aile dengesine farklı
aktörler ve paydaşları dikkate alarak bakmalıyız. Bu konunun önemli aktörleri
kamu otoriteleri, işverenler, sendikalar, medya ve sivil toplum örgütleridir.
Bunlar olumlu veya olumsuz kararları ile iş ve aile dengesinde önemli rol
oynamaktadır. Diğer aktörler ise bilim camiası, aile merkezlerinde çalışanlar
ve ailenin kendisidir. Herkes için bir tek çözüm yok. Bu konuda bütün paydaşlar
bir araya gelmelidir. Aile birliğin dair politikalara yön vermelidirler” dedi.
Kadın ve erkek işbirliği yapmalı
Dr. Margarida Gonçalves Neto da Portekiz’de kadınların çok
çalıştığını belirterek, “Bizim kültürümüzün de bir parçası çalışmak.
İstatistiklere bakınca Portekizli kadınlar Avrupa’da en fazla çalışma oranına
sahip. Ne istediklerini biliyorlar, yeni talepleri var. İş ve aile dengesini
kurabilmek için yeni taleplerde bulunuyorlar. Kadınlar evde de 4 saat
çalışıyor. Kadınların yüzde 52’si işten geldikten sonra evde de çalışmanın zor
olduğunu söylüyor. Kendilerine vakit ayıramadıklarını belirtiyorlar. Kadın ve
erkeğin ortak işbirliği ile aile iş dengesinin kurulacağına inanıyorum. Hem
erkeğin hem de kadın görevini yaptığında bu denge kurulabilir” diye konuştu.














