İsrail Maliye Bakanlığı, İran’dan gelen füze saldırılarının neden olduğu doğrudan zararın yaklaşık 10 milyar şekel, yani 3 milyar dolar civarında olduğunu açıkladı.
İsrail Vergi İdaresi Genel Müdürü Shay Aharonoviç, ülke genelinde yüzlerce noktada oluşan hasarın büyüklüğüne dikkat çekerek, “İsrail tarihinde bu ölçekte bir maddi yıkımla ilk kez karşılaşıyoruz” ifadelerini kullandı. Vergi İdaresi, çatışmalardan etkilenen işletmelere yönelik tazminat sürecini yürütüyor.
Asıl Maliyet Daha Yüksek Olabilir
Savaşın toplam maliyetinin ise savunma sistemleri, mühimmat giderleri ve altyapı onarımlarının da dahil edilmesiyle 12 milyar dolara ulaşabileceği tahmin ediliyor. İsrail Maliye Bakanı Bezalel Smotrich, düzenlediği basın toplantısında, "Bu sadece görünen yüz. Asıl ekonomik etki, zamanla çok daha fazla hissedilecek" dedi.
Buna karşılık, İsrail Merkez Bankası Başkanı Amir Yaron, yaptığı açıklamada savaşın ekonomik etkisinin 12 milyar dolardan daha düşük olabileceğini savunarak tahmini maliyetin bu rakamın yaklaşık yarısı civarında kalabileceğini ifade etti.
Ekonomi Baskı Altında
İsrail Merkez Bankası'nın 2025 yılı için öngördüğü yüzde 3,5’lik ekonomik büyüme hedefi, çatışmaların etkisiyle revize edilebilir. Analistler, özellikle savunma harcamaları, yeniden yapılanma süreci ve yatırım iklimindeki belirsizliklerin büyümeyi yavaşlatabileceği konusunda uyarıyor.
Çatışmalarda Can Kaybı Yüksek
13 Haziran’da İsrail’in İran’a yönelik İHA ve füze saldırısıyla başlayan çatışmalar, iki taraf arasında karşılıklı saldırılarla devam etti. ABD Başkanı Donald Trump’ın salı sabahı duyurduğu ateşkes çağrısı sonrası taraflar saldırılarına son verdi.
İsrail acil yardım birimlerinin verilerine göre, çatışmalar sırasında 28 İsrail vatandaşı hayatını kaybetti, 1.300'den fazla kişi yaralandı. İran ise saldırılarda 627 vatandaşının yaşamını yitirdiğini açıkladı.
Jeopolitik ve Ekonomik Sarsıntı
12 günlük savaş, sadece askeri cephede değil, ekonomik ve diplomatik düzeyde de derin sarsıntılara yol açtı. Uzmanlar, kısa vadede ekonomik toparlanma için yoğun bir çaba gerektiğini, ancak bu tür çatışmaların hem iç piyasada hem de uluslararası yatırımcı nezdinde güveni zedelediğini belirtiyor.














