Girit Adası açıklarında yaşanan 6 büyüklüğündeki deprem, “Yeni bir büyük deprem mi kapıda?” sorusunu yeniden gündeme taşıdı.
Marmara'da Artçı Dalgalar: Endişeye Gerek Var mı?
İstanbul’un Büyükçekmece ilçesi, Silivri açıkları ve Bursa’nın Gemlik bölgesinde yaşanan 3 ila 3.8 büyüklüğündeki sarsıntılar, bölgede 23 Nisan’da meydana gelen 6.2 büyüklüğündeki depremin ardından artçı hareketlerin sürdüğünü ortaya koydu.
Jeofizik Mühendisi Prof. Dr. Tuncay Taymaz, Marmara’da meydana gelen bu sarsıntıların beklenen artçılar arasında yer aldığını ve halkın panik yapmaması gerektiğini belirtti. Taymaz, “Bu depremler tehlike yaratacak boyutta değil. 5 ila 5.5 büyüklüğünde sarsıntılar zaman zaman yaşanabilir ancak şu anki hareketliliğin önümüzdeki 1-2 hafta içinde sönümlenmesi bekleniyor,” dedi.
Girit Açıklarında 6 Büyüklüğünde Deprem: Türkiye’yi Etkiler mi?
Gecenin ilerleyen saatlerinde ise dikkat çeken bir gelişme Akdeniz'de yaşandı. Girit Adası açıklarında, saat 01.51’de 6.0 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi. Depremin süresi yaklaşık 2-2.5 saniye sürerken, merkez üssü Türkiye kıyılarına yaklaşık 180 kilometre uzaklıktaydı.
Prof. Dr. Tuncay Taymaz bu depremi, “Büyütülecek bir sarsıntı değil” şeklinde değerlendirirken, “Eğer bu deprem Rodos açıklarında, Fethiye Körfezi’ne yakın bir noktada meydana gelmiş olsaydı, o zaman daha dikkatli olmamız gerekirdi. Bu haliyle tsunami riski de taşımıyor” ifadelerini kullandı.
Ege Dalma-Batma Zonu: Sessiz Tehlike Hâlâ Aktif
Depremin meydana geldiği bölge, yer bilimciler tarafından “Ege Dalma-Batma Zonu” ya da bilinen adıyla Helen Yayı olarak tanımlanıyor. Bu kuşak, Afrika Levhası’nın Anadolu levhası altına doğru daldığı aktif bir sismik alan. Girit’ten başlayıp Rodos açıklarına, oradan da Fethiye Körfezi’ne kadar uzanıyor.
Prof. Dr. Şükrü Ersoy da söz konusu bölgeyle ilgili önemli uyarılarda bulundu:
“Bu bölge, derin depremlerin meydana geldiği bir yitim kuşağıdır. Depremler burada 70-80 kilometre derinliğe kadar ulaşabilir. Tarih boyunca 9 büyüklüğüne kadar depremler ürettiği biliniyor. Yani 900 adet 7 büyüklüğündeki depremin enerjisini tek başına taşıyabilir.”
Tarihsel Depremler Hatırlatıyor: Antalya'dan Kekova’ya Kadar Etki Alanı Geniş
Uzmanlar, bu tür depremlerin etkisinin sadece sarsıntıyla sınırlı kalmadığını da hatırlatıyor. Jeofizik Mühendisi Atakan Yüklü'nün aktardığına göre, Leonardo da Vinci'nin notlarında Antalya açıklarında yaşanan büyük bir deprem ve sonrasında oluşan devasa yarık anlatılıyor. Bu olayın Kekova Batık Şehri’nin oluşumuna neden olduğu düşünülüyor. MS 141 ve 246 yıllarındaki büyük depremlerde Myra, Patara ve Simena gibi antik kentlerin ciddi hasar aldığı da tarihsel belgelerde yer alıyor.
Uzmanlar Uyarıyor: Küçük Sarsıntılar, Büyük Depremin Yerine Geçemez
Dokuz Eylül Üniversitesi Deprem Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Hasan Sözbilir, Ege ve Akdeniz’de yaşanan küçük ve orta büyüklükteki depremlerin, olası büyük bir depremin enerjisini boşaltmadığını vurgulayarak, “Afrika Levhası’nın Anadolu altına dalışı sonucu ciddi bir gerilim birikiyor. Bu fay sistemi, geçmişte olduğu gibi gelecekte de 7’nin üzerinde büyük depremler üretebilir,” uyarısında bulundu.











