Ankara’da hazırlanan iddianamede, “C31K” ve “C7K” isimleriyle faaliyet gösteren gruplara ilişkin çarpıcı bilgilere yer verildi.
Soruşturma dosyasına göre, ilk olarak “Cehennemin 31. Katı” adıyla ortaya çıkan oluşuma yönelik düzenlenen operasyon sonrası grup kapatıldı. Ancak üyelerin kısa süre içinde bu kez “Cehennemin 7. Katı” adıyla yeniden organize olduğu belirlendi. İki yapının bağlantılı hareket ettiğinin tespit edilmesi üzerine Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı yeni bir soruşturma başlattı.
5 Şüpheli Hakkında Ağır Suçlamalar
Yürütülen soruşturma kapsamında 18 yaşını doldurmuş 5 şüpheli hakkında dava açıldı. Şüpheliler; suç örgütüne üye olmak, bilişim sistemlerine izinsiz erişim, sistemleri bozma ve ilgili kanunlara muhalefet gibi suçlamalarla Ankara 27. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanacak. Sanıklar için 5 yıldan 30 yıla kadar hapis cezası talep ediliyor.
İddianamede, örgütün liderliğini kimliği henüz net olarak belirlenemeyen ve “Ebu Cehil” kod adını kullanan bir kişinin yaptığı belirtilirken, grup içi koordinasyonun daha önce hakkında işlem yapılan Derviş D. tarafından sağlandığı ifade edildi. Şüphelilerden birinin yönetici konumunda olduğu ve yeni üyeler kazandırmak için görüntülü görüşmeler düzenlediği, bir diğerinin ise siber saldırılar gerçekleştirdiği aktarıldı. Diğer üyelerin ise içerik paylaşımı ve etkileşimlerle örgüte destek verdiği kaydedildi.
İdeolojisiz Ama Tehlikeli Yapı
İddianamede yer alan değerlendirmelerde, söz konusu grupların belirli bir ideolojik zemine dayanmadığı, ancak toplumda korku, kaos ve nefret duygularını artırmaya yönelik eylem planları yaptığı vurgulandı. Örgütün kendi marşını oluşturduğu ve çeşitli platformlarda şiddet içerikli, aşağılayıcı paylaşımlar yaptığı da dosyada yer aldı.
Ayrıca, Spotify ve YouTube gibi geniş kitlelere ulaşan platformlar üzerinden içerik yaydıkları, özellikle hassas toplumsal konular üzerinden provokatif yayınlar gerçekleştirdikleri belirtildi.
Kapalı Gruplar Üzerinden Örgütlenme
Soruşturma bulgularına göre, örgüt üyeleri Discord ve Telegram gibi uygulamalarda kapalı gruplar kurarak faaliyet yürüttü. Üyeliklerin davet linkleriyle sağlandığı bu yapılarda yasa dışı içeriklerin paylaşıldığı ve katılımcıların benzer eylemlere yönlendirildiği ifade edildi.
Çoğunluğu gençlerden oluşan üyelerin sahte kimlik ve kullanıcı adlarıyla hareket ederek tespit edilemeyeceklerini düşündükleri kaydedildi. İddianamede, on binlerce üyeye ulaştığı belirlenen bir grupta camilere yönelik provokatif eylem çağrıları, şiddet içerikli planlar ve toplumda infial yaratacak girişimlerin organize edilmeye çalışıldığı bilgisi de yer aldı.












