Anne babaların erkek
çocuklarıyla ilgili en mutlu anlarından biri olan sünnet geleneği doğru
koşullarda ve uzman tarafından gerçekleşmediğinde olumsuz sonuçlara yol
açabiliyor.
Çocuğun gelecekte başta cinsel yaşam olmak üzere psikolojik
olarak da pek çok sorunla karşı karşıya kalmasına yol açan hatalı sünnet uygulamaları ebeveynler tarafından fark edilmeyebiliyor. Memorial Bahçelievler
Hastanesi Üroloji Bölümü’nden Op. Dr. Doğukan Sökmen, hatalı sünnet
uygulamaları ve yol açtığı sorunlar hakkında bilgi verdi.
Sünnetlerin yaklaşık
yüzde 20’si hatalı
Cerrahi bir müdahale olan sünnetin işinin ehli bir doktor
tarafından yapılması gerekmektedir. Ülkemizde ciddi oranlarda hatalı sünnet
uygulamalarına rastlanmaktadır. Özellikle Doğu Anadolu, Güneydoğu Anadolu ve
Karadeniz bölgelerinde sünnetlerin çoğunun doktorlardan çok sünnetçi, berber
veya sağlık memurları tarafından yapılması bunun en büyük sebebidir. Üroloji
polikliniklerine başvuran hastaların genital muayenelerinde yüzde 20’ye yakın
oranlarda hatalı sünnet uygulamalarıyla karşılaşılmaktadır.
Ebeveynler hatalı
sünneti anlamayabilir
Ebeveynlerin çoğu hatalı sünneti anlamaz, çünkü peniste
dışarıdan gözle görülmeyen hasarlar kalabilmektedir. Bu sebeple aileler sünnet
yapan kişi tarafından nasıl yönlendirilirlerse ona inanabilirler. Böyle
durumlarda sünnet sonrası ciddi bir sorun olup olmadığı şüphesini yaşamaktansa
çocuğunun sünnetinin uzman bir doktor tarafından yapılmasını sağlamak en doğru
yaklaşımdır. Bir kısmı dışında çoğu sünnet hatası sonradan düzeltilebilse de
hem yeniden bir operasyon stresine girilmesine hem de ciddi derecede kaygıya
sebep olmaktadır. Çocuklar mutlaka steril şartlarda, ehil bir hekim tarafından,
uygun bir yaşta sünnet ettirilmelidir. Aksi halde yapılan küçük hatalar
çocuklarda özgüven kaybına, psikolojik bozukluklara ve işlevsel bozukluklara
yol açabilir. Sünnet cerrahi bir girişimdir ve önemsiz, basit bir müdahale
olarak görülmemelidir.
Hatalı sünnette
oluşabilecek temel sorunlar şöyle sıralanmaktadır:
Sünnette en büyük hata penis gangreni, penis başı kesilmesi,
idrar kanalının zarar görmesi gibi hatalardır.
Bunun dışında ülkemizde sık yapılan kısa deri bırakılması ve
haya torbalarına yakın kesim tarzı ileride penis boyunun büyümesini
engellemektedir.
Ayrıca kullanılan enerji kaynaklarına göre peniste yanıklar,
his kaybı ve ileride yaşayacağı cinsel sorunlar da meydana gelebilmektedir.
Bunların yanında kozmetik olarak kötü görünüme sebep olan
dikiş köprüleri, fistüller, tüneller ve yara izleri sıkça görülmektedir.
Bazı hatalı uygulamalar
sonradan düzeltilemiyor
Her hatalı sünnet uygulaması düzeltilemez çünkü geri
dönüşümsüz hatalar da meydana gelebilmektedir. Özellikle doku kaybıyla
sonuçlanan komplikasyonların çoğu maalesef geri dönüşümsüzdür. Ayrıca monopolar
koter gibi eski tip enerji kaynağı kullanılan yöntemde peniste yanıklar, doku
ve his kayıpları oluşabilir ve birçoğu düzeltilemez. Ancak gömük penis, hatalı
kesimler, sekonder fimozis ve diğer estetik komplikasyonlar gerek yeni bir
cerrahi müdahale gerek ilaç tedavileri ile düzeltilebilmektedir.
Doğru sünnet yaşı:
0-2 yaş arası veya 6 yaşından sonra
Doğru sünnet yaşı hakkında kesin bir çizgi olmamasına rağmen
çocuk psikiyatristleri tarafından desteklenen genel görüş; 2-6 yaş arası süreç
cinsel kimlik kazanım yaşları kabul edilmekte olup bu yaş grubunda genital
travma yaşatmanın doğru olmayacağı yönündedir. Özetle çocuğun “ya hiç
anlamadığı, ya da tamamen anladığı zaman” sünnet için en doğru zamandır. Bu da
0-2 yaş ile 6 yaş ve üstü gruba denk gelmektedir.












