Başbakan Anthony Albanese liderliğindeki hükümet tarafından hazırlanan bu stratejik hamle, dijital mecraların haber içerikleri üzerinden elde ettiği ekonomik değeri gazeteciliğin sürdürülebilirliği için bir kaynağa dönüştürmeyi hedefliyor.
Yeni yasal düzenleme, Google, Meta ve TikTok gibi dünya devlerine karşı oldukça net bir mali yaptırım modelini beraberinde getiriyor. Taslak metne göre, bu küresel platformların yerel basın kuruluşlarıyla gönüllü olarak ticari sözleşmeler imzalaması teşvik ediliyor. Ancak içerik bedeli ödeme konusunda uzlaşmaya yanaşmayan şirketleri ağır bir mali yükümlülük bekliyor. Anlaşma sağlamayan teknoloji devleri, Avustralya sınırları içerisinde elde ettikleri toplam gelirin yüzde 2,25'i oranında bir vergiyi doğrudan devlet kasasına ödemek zorunda kalacak.
Başbakan Albanese, konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede haberin asla bedava bir kaynak olmadığını ve teknoloji şirketlerinin bu içerikler üzerinden devasa bir ekonomik değer ürettiğini vurguladı. Hükümetin bu sert duruşu, platformların ya yayıncılarla hakkaniyetli bir paydaşlık kurmasını ya da devletin belirlediği maliyetlere katlanmasını şart koşuyor. Bu modelin yasallaşmasıyla birlikte Avustralya medya sektörüne her yıl ortalama 250 milyon dolarlık taze bir kaynak girişinin sağlanması öngörülüyor.
Dünya genelinde dijital içerik mülkiyeti ve kâr paylaşımı konusunda yeni bir standart belirlemesi beklenen bu gelişme, Türkiye için de dikkat çekici bir tabloyu ortaya koyuyor. Türkiye'nin 2026 yılındaki dijital medya yatırımlarının 200 milyar TL barajına dayanması beklenirken, bütçenin büyük kısmının küresel firmalara akması benzer bir düzenlemenin önemini artırıyor. Özellikle Instagram, Youtube ve Tiktok gibi platformlarda Avustralya nüfusunu geride bırakan devasa bir kullanıcı kitlesine sahip olan Türkiye’de, günlük 4 saati aşan ekran süresiyle Avrupa birincisi olunması potansiyel geliri katlıyor. Mevcut yasaların haberleri henüz 'eser' statüsünde tam olarak koruyamamasına rağmen, Avustralya modelinin uygulanması durumunda Türk medyasının yıllık 100 milyon doları aşan bir telif geliri elde edebileceği hesaplanıyor.
Öte yandan, teknoloji devleri bu vergi yükümlülüğünden kaçınmak için çeşitli stratejiler geliştirmeye devam ediyor. Daha önce Avustralya’daki haber sekmesini kapatarak ödeme yapmaktan kurtulmaya çalışan Meta, bu yasayı bir "dijital hizmet vergisi" olarak tanımlayıp eleştirirken, haberlerin sitelere trafik sağladığını savunuyor. 90'dan fazla yerel yayıncıyla mevcut anlaşmaları olduğunu belirten Google ise yeni bir yasal zorunluluğun serbest piyasa koşullarına aykırı olduğunu iddia ederek düzenlemeye karşı temkinli duruşunu sürdürüyor.
Avustralya'nın başlattığı bu süreç, dijital çağda yayıncılık haklarının korunması adına küresel bir emsal oluşturmaya aday görünüyor.













