Eğitim Sen Kahramanmaraş Şubesi Başkanı’nı 15 temmuz hakkında şunları dile getirdi:
“Uluslararası Çalışma örgütü olan İLO üyesi olan Eğitim Sen
bugüne kadar ülkemizde gerçekleştirilen veya teşebbüs edilen her türlü darbeci
ve cuntacı anlayışa karşı çıkmıştır.15 Temmuz darbe girişimi de bunlardan bir
tanesidir biz çok iyi biliyoruz ki hiçbir darbenin meşruiyeti olamaz. Bu
nedenledir ki darbeye teşebbüs edildiği gece hiç tereddütsüz bu girişimin
karşısında olduğumuzu darbe girişimini onaylamadığımızı açık bir şekilde
tereddütsüz dile getirdik. Darbe girişimi gecesi ibrenin kime doğru
yöneleceğini beklemedik, tavrımızı net bir şekilde ortaya koyarak darbeye ve
darbecilere karşı olduğumuzu hiç çekinmeden beyan ettik.
15 Temmuz darbe girişimi sonrasında kamuda başlatılan ve
darbecilere yönelik olduğu söylenen soruşturmalarla kitlesel ihraçlar
yaşanmıştır. Eğitim Sen, kamuda yürütülen darbe soruşturmalarında ihraç
edilenlerin, hangi siyasi görüşten olduğuna, hangi sendikaya üye olup
olmadığına bakılmaksızın, soruşturmaların mutlaka hukuk kuralları içinde ve
büyük bir titizlikle yapılmasını, tek bir kişinin bile mağdur edilmemesi gerektiğini
vurgulamıştır.
1 Eylül gece yarısı, OHAL kapsamında yayınlanan 672 Sayılı
Kanun Hükmünde Kararnameler ile başlayan kitlesel tasfiyeler
gerçekleştirilmiştir. Bu kadar kısa süre içinde bitirilmesi mümkün olmayan
inceleme ve soruşturmalar ulusal ve uluslararası hukukun en temel ilkeleri
ayaklar altına alınarak yapılan ihraçların somut hukuki delillerden çok, büyük
ölçüde siyasi fişlemeler üzerinden yapıldığı anlaşılmaktadır.
Hükümet, kamudan ihraç edilenlerin hangi somut gerekçelerle
ihraç edildiklerini, ihraç edilenlerin darbe girişimi ile aralarında hangi
somut bağlar bulunduğunu en küçük bir şüpheye yer bırakmayacak şekilde açıklamalıdır.
Kamuda yaşanan ihraçlara bakıldığında “darbecilerle mücadele” söyleminin gerçeği
yansıtmadığı anlaşılmaktadır.15 Temmuz darbe süreci, hükümet tarafından
kendilerinden farklı düşünenleri de tasfiye etmek için bir fırsat olarak
kullanılmıştır. Hukukta yöntem şudur her hangi bir kişinin bir terör örgütü ile
bağlantısı varsa somut deliller ortaya konarak yargılanır buna kimse bir şey
diyemez ancak yapılan basın açıklamaları sendikal faaliyetler suç unsuru olarak
gösterilip insanlar mesleklerinden ihraç edilemez. Eğitim sen üyelerine isnat
edilen suçların tamamı basın açıklamaları ve sendikal faaliyetlerdir. Bunlar da
Anayasanın çalışanlara tanıdığı haklardandır.
Bu ihraçlar maalesef ülkemizi uluslararası arenada zor
durumda bırakacaktır. Eğer suçluluğu maddi somut delillere ispatlanmayan ihraç
edilen kamu çalışanları iç hukuk tükendikten sonra AİHM e başvuracaklardır. Türkiye
bu durum karşısında azımsanmayacak tazminat ödemek durumunda kalacaktır.
15 Temmuz darbe girişimi karşısında net bir tutum alan
Eğitim Sen üyelerinden 1380 öğretmenin ihraç edilmesi, sürecin hükümet
tarafından kendileri gibi düşünmeyenlerin de hedef alındığını göstermektedir.
Bugün 40 bine yakın eğitim çalışanı ihraç edilmiş
durumdadır bu ihraçlardan bin 380 eğitimci Eğitim sen üyesidir diğer ihraç olan
eğitim çalışanları diğer sendikaların üyesidir. Ama bu hukuksuzluğun bir an
önce son bulması için mücadele veren sendika Eğitim Sen’dir.
Burada dikkat edilmesi gereken bir diğer nokta, binlerce
üyesi bir gece yarısı çıkarılan KHK ile ihraç edilen diğer sendikalardan en
küçük bir itiraz gelmemiş olmasıdır. Üyelerinin meşru haklarını savunmayan sendikaların
kendilerini sorgulamaları gerekmektedir.
Kime karşı darbe yapılıyor olursa olsun dünya görüşlerimiz
ve siyasi görüşlerimiz farlı olsa da hiçbir darbenin yanında asla yer almayız
bunu 12 Eylül darbesinde de 12 Şubat post modern darbesinde de gösterdik. Bununla
beraber şu da bilinmelidir Eğitim Sen olarak yapılan her türlü haksızlık ve
hukuksuzluk karşısında hukuksal mücadeleden geri durmayacağımız
bilinmelidir. Kamuoyu, Eğitim Sen’i hak ve adalet yolundaki kararlı
ve onurlu duruşunu çok iyi bilmektedir.
Eğitim sen olarak şunu talep ediyoruz haksız ve hukuksuz
şekilde ihraç edilen tüm kamu görevlileri görevlerine iade edilmelidir.
Eğitim sen bugüne
kadar yapılmış darbelerin acılarını yaşayan bir sendikadır. Dolayısı ile hiçbir
darbenin yanında asla yer almaz Demokratik, laik ve sosyal devlet anlayışını
savunur. Barış ve adaletten yanadır. Bütün terör örgütlerini lanetler. Hiç bir
gruba cemaate ve yapıya bağlı değildir. Bu vesile ile Eğitim sen olarak 15 Temmuz
darbe girişiminin üçüncü yılında yapılan bu mefhum girişimi lanetliyor ve
kınıyoruz.”















