Özellikle ailelerin,
etraf duymasın, kimse bilmesin diye sakladığı ve ilerleyen yaşlarda çocuğun
ruhsal dünyasında önemli travmalar yaratan ciddi bir sorun olarak kabul edilen
idrar kaçırma, beş yaşından büyük çocuklarda, istemsiz olarak, en az ardışık üç
ay süreyle, giysiye ya da yatağa, gece ve/veya gündüz idrar kaçırılması olarak
tanımlanmaktadır.
Gündüz saatlerinde idrarını kontrol etmeyi öğrenen ve alt
bezinden kurtulan çocukların bir kısmı, gece uyku sırasında idrar yapmaya devam
ederler. Gece yatak ıslatma, idrarını tutamayıp küçük miktarda kaçırmanın
ötesinde, idrarın tümünü boşaltmak biçimindedir. Aile büyükleri ertesi sabah iç
çamaşırı, pijama ve çarşaflarını, hatta şiltelerini ıslak bulurlar. İlkokul
çağına kadar kısmen hoş görülebilen bu durum, yaş ilerledikçe ailenin olduğu
kadar çocuğun kendisi için de önemli bir sorun halini alır. Bilimsel açıdan
bakıldığı zaman, 7 yaşına gelmiş çocukların %5 - %10'unda görülen bu durum,
erkek çocuklarda ise daha sık görülmektedir.
Alt Islatmanın Olası
Nedenleri
- · Aile fertlerinde daha önce benzer duruma
rastlanmış olması (genetik eğilim)
- · İdrar torbasının yeterince büyümemiş olması, (Bu
çocukların gündüz saatlerinde de sık idrara çıktıkları görülür)
- · İdrar torbasında normalde olmaması gereken,
istemsiz gelişen kasılmalar
- · Uykunun derin olması ve çocuğun mesanesinin
dolması nedeniyle beyne giden habere rağmen uyanamaması
- · Gelişmiş insanda gece-gündüz farkının
algılanmasıyla oluşan ve otomatik olarak gece böbreklerin idrar oluşturmasını
azaltan "Vazopressin" isimli hormonun, bu çocuklarda yeterince ve
zamanında salgılanmaması
- · Ailede, ölüm, ayrılık, geçimsizlik, hastalık
okul başarısızlığı gibi olayların kaygı yaratması
- · Yeni bir kardeşin doğması (Çocuğun ilgiyi tekrar
üzerinde toplayabilmek için kardeşine özenerek altını ıslatmasına neden
olabilir)
Konu hakkında açıklama yapan Üroloji Uzmanı Prof. Dr. M.
İhsan Karaman, “çocuklarda gece yatak ıslatma ailelerin ve çocukların birlikte
yaşadığı önemli bir sağlık sorunudur. Bu vakaların çocukluk çağında görülme
sıklığı dünyada %5 -%22 arasında olduğu bilinirken, ülkemizde bu oranın %12,4 -
%25,5 olduğu saptanmıştır. Yani ülkemizde bu durumun yaşanma oranı dünya
standartlarının maalesef üstündedir. Öncelikle, tedavi planlanan bir çocukta,
bu problemin gerçek nedeninin doğumsal bir yapı bozukluğu olmadığından emin
olmak gerekir. Genellikle idrar tahlili ve ultrasonografik incelemeyle idrar
iltihabı ve böbrek-idrar torbası yapılarında anatomik bozukluk olmadığı tespit
edildikten sonra "Gece İdrar Kaçırma" sorunu tedavi edilmeye
çalışılır. Beraberinde gündüz kaçırma şikayeti olan çocuklar ayrı
değerlendirmeye tutulurlar. Genellikle ailenin bu konuda şikayete başladığı 5-6
yaş döneminde, çocuk henüz durumunun bir sorun olduğunun farkında değildir. Bu
sebeple, doktorun bu konuda hem çocuğu bilinçlendirmesi hem de ailenin konuya
bakış açısını yönlendirmesi gerekir; yani hem çocuğu hem de aileyi tedaviye
hazırlaması gerekir. Doktor burada tedavi hangi türde olursa olsun sonuca
varmanın uzun sürebileceğini, moral bozukluğuna yer olmaması gerektiğini de
vurgulamalıdır.” dedi.
Çocuklarda İdrar
Kaçırma Sorununu Önlemenin 4 Yolu
Tedavi için uygulanan yöntemler nelerdir?
1- Alışkanlıkların
Gözden Geçirilmesi
Gece yatmadan önce sıvı alımının azaltılması ve idrara
çıkılması, ilk akla gelen tavsiyedir. Ancak bunun dışında, gündüz saatlerinde
uzun süreler idrarını tutan çocukların bu alışkanlıklarından vazgeçirilmesi de
önemlidir. Ayrıca gündüz saatleri boyunca düzenli aralıklarla sıvı alınmalıdır.
2- Tuvalete Çıkma
Çizelgesi
Küçük çocukları motive etmek ve alt ıslatma istatistiği elde
etmek için kullanılır. Bu çizelgede alt ıslatma olmadığı günler çizelge
üzerinde birer sembolle (yıldız veya çiçek resmi gibi) aile tarafından
işaretlenir. Çocuğun bu günlerde ödüllendirilmesi fayda sağlayacaktır. Aynı çizelge
gün içi idrar kaçırmalarda da işlenirse, hekimin çocuğun ritmi hakkında fikir
sahibi olmasını sağlar.
3- Alarm Sistemleri
İç çamaşırına ya da yatak çarşafı üzerine konan, ıslanmaya
duyarlı bir parçası olan, idrar yapılmaya başladığı an ses uyarısıyla çocuğu
uyandıran bu sistemler, gece idrar kaçırmalarında başarıyla kullanılan tedavi
yöntemlerinden biridir. İlk günlerde çok yararlı gibi görünmese de, 6-8
haftalık tedaviyle sonuç alınabilmektedir.
4- İlaç Tedavileri
Gece boyunca böbreklerin idrar oluşturma hızını azaltacak
ilaçlar kullanılmaktadır. Ana maddesi desmopressin olan ve dilaltına konulup
hemen eriyen bir tablet şeklinde kullanılan bu ilaç, gece boyunca idrarın daha
az salgılanmasını sağlar, mesanenin dolma zamanını uzatır. Çocukların en az
%70'inde iyi sonuç verir.
Üroloji Uzmanı prof. dr. m. İhsan karaman son olarak, “buradan anne ve babalara, ebeveynlere şunu söylemek isterim, eğer çocuğunuz -erkek ya da kız olsun- 5 yaşını geçmesine rağmen geceleri yatağını ıslatmaya devam ediyorsa derhal bir üroloji uzmanına başvurmanız gerekmektedir. Çok büyük tetkikler, çok eziyetli tahliller ve filmler gerekmeyecektir. Kısa bir muayene ve basit tetkiklerden sonra çocuğunuz tedavi altına alınabilecektir. Erken başvuru ve erken tedavi ile çocuğun ilerleyen hayatında bazı sosyal ve psikolojik sorunlara sahip olmasının da önüne geçilecektir. Böylece mutlu sabahlar, mutlu çocuklar bizlerin olacak ama unutmamak lazım özellikle ailelerin, etraf duymasın, kimse bilmesin diye sakladığı alt ıslatma rahatsızlığı çocuğun ruhsal dünyasında önemli travmalar yaratan ciddi bir sorundur.” dedi.














