Hidrotermal bacalardan yayılan arsenik ve sülfid gibi ölümcül kimyasallara maruz kalan bu canlı, tehlikeli maddeleri parlak sarı minerallere dönüştürerek hayatta kalıyor.
Ölümcül Ortamda Altın Zırh
Hidrotermal bacaların etrafındaki su, hem aşırı sıcak hem de arsenik ve sülfid bakımından oldukça zengin. Normalde bu ortam, canlı yaşamı için ölümcül sayılırken, P. hessleri’nin geliştirdiği adaptasyon sayesinde solucan, arsenik ve sülfidi birleştirerek orpiment adı verilen parlak sarı mineral kristalleri oluşturuyor. Araştırmacılar bu süreci “zehri zehirle yenmek” olarak tanımlıyor.
Araştırma Detayları
Çin Bilimler Akademisi Oşinoloji Enstitüsü’nden Chaolun Li ve ekibi, ileri mikroskopi teknikleri ve kimyasal analizlerle bu eşsiz adaptasyonu ortaya çıkardı. Solucanın dokularında biriken arsenik, sülfidle birleşerek zararsız altın sarısı mineral kümeleri oluşturuyor. Bu mineral, solucanın ölümcül ortamda hayatta kalmasını sağlıyor. Araştırmada, P. hessleri’nin dokularında arsenik oranının vücut ağırlığının %1’ini geçtiği bile tespit edildi.
Tarihî İlginç Detay
Eş yazar Dr. Hao Wang, solucanın parlak sarı renginin keşfi sırasında büyük şaşkınlık yaşadığını belirtti. Dr. Wang, “ROV ekranında gördüğüm ilk derin deniz seferimde, parlak sarı solucanlar beyaz biyofilm ve siyah hidrotermal bacaların ortasında inanılmaz şekilde öne çıkıyordu. Böyle zehirli bir ortamda herhangi bir canlının hayatta kalması bile mucizevi” dedi.
Araştırmacılar ayrıca, solucanın ürettiği orpimentin, Orta Çağ ve Rönesans dönemlerinde ressamlar tarafından değerli bir pigment olarak kullanıldığını vurguladı. Bu durum, canlıların doğada geliştirdiği adaptasyonların hem ekosistem hem de insanlık tarihi açısından şaşırtıcı bir bağlantı taşıdığını gösteriyor.
Benzer Türlerde Adaptasyon
Yapılan çalışmalar, yakın akraba bazı solucan türleri ve Pasifik’teki bazı deniz salyangozlarının da yüksek arsenik birikimi yapabildiğini ve benzer adaptasyonlar geliştirdiğini ortaya koyuyor.














