1 Haziran'da yapılan LGS sonuçlarına göre, Kahramanmaraş
Türkiye genelinde başarı sıralamasında oldukça gerilere gitti. Geçen seneye
göre 29 basamak düşerek LGS il sıralamasında 64’ncü sırada yer alan
Kahramanmaraş, başta eğitimcileri ve siyasileri olmak üzere velileri oldukça
üzdü.
Konu ile ilgili basın açıklaması yapan Türk Eğitim Sen
Kahramanmaraş 1 No’lu Şube Başkanı ve Kamu-Sen İl Temsilcisi Ziya Yenipınar, “Biz
"kral çıplak!" diye haykırdıkça kulaklarını tıkayan, bakışlarını
kaçıranlar şimdi lgs sonuçlarının ilanıyla malumu izaha kalkıyorlar. Arife
tarif gerekmez. Kahramanmaraş'ın karaya oturan eğitim algısını işin ehli
olmayan liyakatten ve adaletten uzak idarecilerle yürütmeye çalışan eğitim
bürokrasisi bir an önce sesimize kulak vermeli ve şimdiye kadar yaptığımız
uyarılara istinaden LGS Türkiye geneli başarı sıralamasında
Kahramanmaraş'ımızın neden 64. sırada olduğunun hesabını eğitim camiasıyla ve
kamuoyuyla paylaşmalılardır” dedi.
“Coğrafyanın biçtiği kaderi siyasetle sulandırmak çocukların
geleceği ile oynamaktır”
Türk Eğitim Sen 1 Nolu Şube olarak Milli Eğitim Bakanlığı’na
yerel ölçekli sorunları çözüme kavuşturacak reçeteyi ilgili makamlara
ulaştırdıkları ancak bunun dikkate alınmadığını ifade eden Yenipınar, şunları
dile getirdi: “Türk Eğitim Sen 1 Nolu Şube olarak bakanlığımızın bizden talep
ettiği yerel ölçekli sorunları çözüme kavuşturacak reçeteyi ilgili makamlara
ulaştırmamıza rağmen Kahramanmaraş eğitim hiyerarşisinin uygulamaktan imtina
etmesinin sonuçlarını LGS başarı sıralaması ile görmekteyiz. İlimizin son
yıllarda öğretmen istihdamı yönünde ilk atamaya kapalı tutulması, temel
branşlarda il genelinde ve bilhassa kırsalda ücretli öğretmen teminiyle eğitim
öğretimin yürütülmeye çalışılması Kahramanmaraş bürokrasisinin eğitimden ne
ölçüde habersiz olduğunu göstermektedir. Coğrafya bir kaderdir bunu kabul
ediyoruz ama coğrafyanın biçtiği kaderi siyasetle sulandırmak geleceğimizin
teminatı olan çocuklarımızın hayatıyla oynamaktır. Okul öncesi dönemden
itibaren Suriyeli öğrenci sayısının fazlalığı ve bu konuda alınan plansız
kararlar ilkokuldan itibaren ortaokulda da sınıf mevcutlarını arttırmış, mevcut
fiziki imkanları yetersiz kılmış ve sınıfta öğretmenin ve öğrencinin başarısını
düşürmüştür. 25 kişilik sınıflarda Suriyeli öğrencilerle birlikte 50 ye yakın
öğrenciyle ders işlendiğini düşünürseniz durumum vehametini biraz olsun
anlarsınız.”
“Eğitimimiz küme düşmemeye oynuyor”
Türk Eğitim Sen olarak mülakatın torpilin hukuksuzluğun ve
yandaşlığın karşısında yer aldıklarını dile getiren Türk Eğitim Sen
Kahramanmaraş 1 No’lu Şube Başkanı, açıklamasında şunları kaydetti: “İşin ehli
olmayan, dümeni tutamayan, havayı koklayamayan, haritayı okuyamayıp pusulası
olmayan kapatanlara bu gemiyi yüzdüreceğinizi sanıyorsanız yanılıyorsunuz.
Sendikal ayrım gözeterek yapılan idareci atamalarının sonuçlarını 5 yıldır
görüyoruz. Mülakatla iş başına gelen ve öğretmenine rahat, huzurlu bir çalışma
ortamı sağlayamayan, öğretmenlerin dolaplarında hafiye gibi gizli saklı kaynak
kitap arayan, güvenlik kameraları karşısında, Whatsapp gruplarıyla mobbing
yoluyla okul ve kurum idare etmeye çalışan idarecilerin eğitime vurduğu darbeyi
Türkiye geneli başarı sıralamasında açık bir şekilde görüyoruz. Önceki yıllarda
başarı sıralamasında ilk 25 i zorlayan ilimiz bugün son 25 e düşme
mücadelesinde kümede kalmaya çalışan bir futbol takımı gibi ayakta durmaya
çalışmaktadır. Yönetim hiyerarşisinde en baştan başlayarak okul idarecilerine
kadar mevcut şartlar, çevre durumu ve devletimizin imkanları gözetilerek
ilimizde işin ehli olan insanların görüşlerine bizzat başvurularak, sendikal
ayrım gözetilmeden bir acil eylem planı hazırlanmalı, uygulamaya konmalıdır. Aynı
hat üzerinde bulunduğumuz Adana, Hatay, Osmaniye Gaziantep Adıyaman gibi
şehirlerimizle aynı potada bulunmamız tesadüf ya da iklimsel bir sonuç
değil, bölgenin son yıllarda değişen sosyolojik yapısından kaynaklanan
bir sebeptir. Umarız ki yetkililer en kısa sürede bu soruna bir çözüm bulurlar.
Diğer illerden aldığımız haberler gösteriyor ki birçok ilimizde bilhassa
başarılı öğrencilerin sınava teşvik edilerek akademik başarı ortalaması düşük
öğrencilerin sınava girmemeleri yönünde yönlendirmeye tabi tutulduğunu
biliyoruz. Eğer bu tutum adil bir yaklaşımsa hakka ve hukuka aykırılık teşkil
etmiyorsa neden bizim ilimizde benzeri bir uygulama yapılmıyor? Diğer taraftan
baktığımızda bu uygulamayı yanlış kabul ediyorsak ki bize göre yanlıştır, neden
bu sıralamanın objektif olmadığını eğitim camiası ile paylaşmıyorsunuz?
Paylaşmak şöyle dursun savunma yazıları bir o kadar daha ilginç. Neymiş efendim
yüzde 20’lik dilimde 15. sıradaymışız. Peki geri kalan yüzde 80’lik dilimi ne
yaptınız? Eğitim sizce bütünlük arz etmiyor mu? Orada da mı sınıf ayrımı yapıyorsunuz?
Biz Türk Eğitim Sen 1 Nolu Şube olarak yalnızca elimizi değil başımızı da taşın
altına koymaya hazırız. Yeter ki ilgili makam sahipleri daha düne kadar malum
gazeteleri okullarında bulunduran idarecileri kollayıp görmezden gelmesinler,
yeter ki işin ehli olan, milliyetçi, mazisi temiz, alnı açık insanları
devletimizin ve çocuklarımızın menfaati için vazifeye atamaktan çekinmesinler.”















