İYİ Parti Göksun Belediye Başkan Adayı Ramazan Koca, Göksun’un her bakımdan refah seviyesinin yükseltilerek huzur ve barış ortamını sağmayı amaçladıklarını söyledi.Koca, “Bizim partiyle işimiz yok. Amacımız; Göksun’un refah, sağlıklı, mutlu, barış ve huzur içinde olması! Ben siyaset ve politika yapmak için ortaya çıkmadım. Beni partiyle veya başka bir şeyle düşünmeyin. Bu defa Ramazan Koca, denilsin! Biz Göksun’a belediyeciliği göstereceğiz” dedi.31 Mart 2019 yerel seçim çalışmaları kapsamında Kahramanmaraş’ta; Kafkas Çeçen Kültür Derneği Kahramanmaraş Şubesi, Kahramanmaraş Kafkas Kültür Derneği ve Kahramanmaraş Göksunlular Derneği’ni ziyaret eden Başkan Adayı Ramazan Koca, asker uğurlama etkinliklerine de katıldı. Göksunlular Derneği’nde bir süre Dernek yönetimiyle ilgili sohbet eden Başkan Adayı Koca, önümüzdeki yerel seçimler ve Göksun Belediye Başkan Adaylığı üzerine açıklamalarda bulundu.Kahramanmaraş Göksunlular Derneği’ni ziyaretindeki konuşmasından satır başları şöyle:Hepinizin bildiği gibi 31 Mart 2019’da bir seçim yaşanacak. Biz de Göksun’da aday olduk. Ben hiç parti olayına girmiyorum. Hiçbir parti bizim düşmanımız değil. Ben Belediye Başkan Adayı olarak sizleri ziyaret etmek istedim. Vakit ayırdığınız için de Sayın Başkanıma, Yönetim Kurulu Üyelerimize ve diğer üyelerimize de ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Hepinizden Allah razı olsun. Derneklere bir hayır kurumu olarak bakmak lazım. Görüyorsunuz işte düğünlerde, cenazelerde, iş noktasında halkın içindesiniz ve üzerinize düşeni de fazlasıyla yapıyorsunuz. Yeter ki birlik içinde olalım, yapamayacağımız hiçbir şey yok.
“BİZİM TEK DERDİMİZ GÖKSUN!”Biz burada siyaset, şahıs, makam düşünmüyoruz. Bizim derdimiz Göksun, Göksun’un makûs talihini yenmek. Göksun, bugüne kadar hak ettiği yatırımları devletten alamadı, alamıyor. Bizim çabamız, gayretimiz bu! Yoksa Cenab-ı Allah bana da nasip etti, Göksun Belediye Başkanlığını arkadaşlarımıza da nasip etti. Bizim oradaki niyetimiz, amacımız: Acaba Göksun’a bir taş daha koyabilir miyiz? Bizim tek derdimiz bu! Yoksa biz ne A partisinin adamını ne de B partisinin adamını düşman olarak görmedik. Düşünmüyoruz da! Ben, benden önceki belediye başkanının elini sıktım kucaklaştım ve o koltuğa öyle oturdum. Benden sonraki başkanı da tebrik ederek kucaklaşarak devrettim. Olması gereken de buydu. Ama bugün bu işi partizanlığa dönüştürüyorlar. Benim zoruma giden o oluyor.
“GÖKSUN’UN SORUNLARI PARTİYLE, PARTİCİLİKLE ÇÖZÜLMEZ!”Ben ramazan koca olarak şunu söylemek istiyorum: Ben ve benden sonraki Ramazan Bey döneminde Kahramanmaraş, Büyükşehir değildi. Ama 2014’te Kahramanmaraş’ın büyükşehir olmasıyla beraber yetki, mali gibi konularda çok büyük değişiklikler oldu. Ama biz iddia ediyoruz: bunun siyasetle, şununla bununla alakası yok. Buradaki insanlar şu partinin, bu partinin adamı olabilirler. Ben de 50 yıllık MHP’liydim, değerli arkadaşlar! Ama partiyle, particilikle bu işin çözüleceğine inanmıyorum. İnsanların kalbi beyin olmalı ki bu işi çözmeli. Yani sevmeli! Şahsım için söylüyorum: Ben Göksun’u çok seviyorum. Göksunluları çok seviyorum. İstanbul’da da olsun, Ankara’da da olsun, Almanya’da da olsun Göksunluların ayağına bir taş değdiğinde benim canım yanıyor. Ben çok sevdiğim Göksunluların hak ettiği hizmeti sağlayabileceğimi düşünüyorum. Benim tek derdim bu!
“VATANDAŞIN DERDİ SORULMAMIŞ”Göksun’u bir ucundan diğer ucuna, doğusundan batısına, güneyinden kuzeyine kadar gezdim. Göksun’da bir mağduriyetlik, bir mahrumiyetlik var. Yoksulluk var. Ben bu durumdan hicap duydum. İnsan bir kere Çamurlunun Kutu’ya gidilmez mi ya? O arkadaşlara varılıp da yahu ne derdiniz denilmez mi ya? Diyelim ki Tombak, Karadut’un Ağılobası’na gidip de buranın sıkıntısı ne kardeşim denilmez mi? Çare aranmaz mı? Yok, aramamışlar. Vatandaşın derdi sorulmamış. Bugün biz, onun çözüm yollarını araştırıyoruz. Dün Kızılcık’taydım. Kızılcık’ı ben çok çok iyi bilirim. İnanın Büyükşehir yasası olarak kendinin yetkisinde bulunan bir kanalizasyon olayı veya başka bir olay çözülmemiş. İnsanların mağduriyeti hep ondan! Kızılcık, yaklaşık 13 bin nüfuslu bir yer. Ama orası işte; Encümen olacağım, Belediye Başkan Adayı olacağım, diye ihmal edilmiş. Kızılcık’ı bilen bilir orada bir meydanımız var. Ben 50 yıldan beri gider orada güreşirdim. O meydan aynı! Hiç değişmemiş. İmar girmemiş, kanalizasyon yok, su yok. Ne yapıldı? Hiçbir şey! Adamlar diyorlar ki Kızılcık izim arkamızda! Yahu Kızılcık sizin arkanızda olsun da ne yaptınız Kızılcık’a? Encümenlik yaptınız. Şimdi encümenliğe yine talipsiniz. Ne yaptınız oraya? Eğer Kızılcık’taki o sorunu çözemiyorsan bir daha encümen adayı olma kardeşim! Kızılcık’ın da derdi bir, Kutul’un da derdi bir. Hepimizin derdi bir, biz Göksunluyuz.
“AMACIMIZ GÖKSUN’UN REFAHI!”Bizim geçmişte yaptığımız hizmetler, gelecekte yapacağımız hizmetlerin teminatıdır. Biz yaptık, yapacağız demiyoruz. Cek’lerle cak’larla Ramazan Koca konuşmaz. Ama bu kadar yetki, bu kadar para, bu kadar imkâna rağmen son 5 yıl Göksun için ölü olarak geçmiş. Geçmiş, bitmiş. Ne anlatırsa inanmayın! Ben sizlerle bazı şeyleri paylaşmak için buraya geldim. Ben Göksun’da senelik 5 milyon parayla Belediye Başkanlığı yaptım. 5 yılda 25 milyon yapar. Siz de bu memleketin çocuğusunuz. Bir bizim 25 milyonla 5 yılda yaptığımız işlere bakın. Bir de 250 milyonluk belediyenin son 5 yılda yaptığına bakın! Bizim partiyle işimiz yok. Amacımız; Göksun’un refah, sağlıklı, mutlu, barış ve huzur içinde olması! Ben siyaset ve politika yapmak için ortaya çıkmadım. Beni partiyle veya başka bir şeyle düşünmeyin. Bu defa Ramazan Koca, denilsin! Biz Göksun’a belediyeciliği göstereceğiz.
“GÖKSUNLU MECBUR MU SİZİN GÖNDERDİĞİN ADAYA OY VERMEYE?”Yahu iktidar partisi olarak şu Göksun’da bir anket yaptırın! Geçen 5 yıl içerisinde Göksunlu, mevcut başkanın hal ve tavırlarından, çalışmalarından memnunsa tekrar aday gösterin. Ben de başka bir partili olarak destekleyeyim. Siz, Ankara’dan ben bunu gönderdim bunu seçmeye mecbursunuz, diyemezsiniz. Göksunlu mecbur mu sizin gönderdiğin adaya oy vermeye? Çalışmayan adamı daha bana ne diye aday gösteriyorsun? Yok! Hüseyin Coşkun Aydın, benim düşmanım değil. Benim arkadaşım. Tuz ekmek yediğim, oturup yemek yediğim, mazim olan bir insan! Ama ben Coşkun Aydın’ın şahsına bir şey söylemiyorum. Çalışkan, cevahir, Göksun’u Göksun yapacak adam gönderin. Ankara’nın biz uşağı mıyız? Aday yaptım, siz buna oy vermek mecburiyetindesiniz… Ben mecbur muyum sizin atama adayınıza? Ben Coşkun Aydın’ın düşmanı değilim. Ama benim sıkıntım: Karadut’u Ağılobası’nı görünce kızdım. Kut’u, Hacıkodal’ı görünce kızdım. Vallahi de gittim gördüm. 2014’te daha bizim bıraktığımız gibi duruyor. Oranın camisini yaptım. Hacıkodal benim işim değildi. Hacıkodal’a ben tır indirmişim. Oralara bir taş konmamış.
“BİZİM TEK DERDİMİZ GÖKSUN!”Biz burada siyaset, şahıs, makam düşünmüyoruz. Bizim derdimiz Göksun, Göksun’un makûs talihini yenmek. Göksun, bugüne kadar hak ettiği yatırımları devletten alamadı, alamıyor. Bizim çabamız, gayretimiz bu! Yoksa Cenab-ı Allah bana da nasip etti, Göksun Belediye Başkanlığını arkadaşlarımıza da nasip etti. Bizim oradaki niyetimiz, amacımız: Acaba Göksun’a bir taş daha koyabilir miyiz? Bizim tek derdimiz bu! Yoksa biz ne A partisinin adamını ne de B partisinin adamını düşman olarak görmedik. Düşünmüyoruz da! Ben, benden önceki belediye başkanının elini sıktım kucaklaştım ve o koltuğa öyle oturdum. Benden sonraki başkanı da tebrik ederek kucaklaşarak devrettim. Olması gereken de buydu. Ama bugün bu işi partizanlığa dönüştürüyorlar. Benim zoruma giden o oluyor.
“GÖKSUN’UN SORUNLARI PARTİYLE, PARTİCİLİKLE ÇÖZÜLMEZ!”Ben ramazan koca olarak şunu söylemek istiyorum: Ben ve benden sonraki Ramazan Bey döneminde Kahramanmaraş, Büyükşehir değildi. Ama 2014’te Kahramanmaraş’ın büyükşehir olmasıyla beraber yetki, mali gibi konularda çok büyük değişiklikler oldu. Ama biz iddia ediyoruz: bunun siyasetle, şununla bununla alakası yok. Buradaki insanlar şu partinin, bu partinin adamı olabilirler. Ben de 50 yıllık MHP’liydim, değerli arkadaşlar! Ama partiyle, particilikle bu işin çözüleceğine inanmıyorum. İnsanların kalbi beyin olmalı ki bu işi çözmeli. Yani sevmeli! Şahsım için söylüyorum: Ben Göksun’u çok seviyorum. Göksunluları çok seviyorum. İstanbul’da da olsun, Ankara’da da olsun, Almanya’da da olsun Göksunluların ayağına bir taş değdiğinde benim canım yanıyor. Ben çok sevdiğim Göksunluların hak ettiği hizmeti sağlayabileceğimi düşünüyorum. Benim tek derdim bu!
“VATANDAŞIN DERDİ SORULMAMIŞ”Göksun’u bir ucundan diğer ucuna, doğusundan batısına, güneyinden kuzeyine kadar gezdim. Göksun’da bir mağduriyetlik, bir mahrumiyetlik var. Yoksulluk var. Ben bu durumdan hicap duydum. İnsan bir kere Çamurlunun Kutu’ya gidilmez mi ya? O arkadaşlara varılıp da yahu ne derdiniz denilmez mi ya? Diyelim ki Tombak, Karadut’un Ağılobası’na gidip de buranın sıkıntısı ne kardeşim denilmez mi? Çare aranmaz mı? Yok, aramamışlar. Vatandaşın derdi sorulmamış. Bugün biz, onun çözüm yollarını araştırıyoruz. Dün Kızılcık’taydım. Kızılcık’ı ben çok çok iyi bilirim. İnanın Büyükşehir yasası olarak kendinin yetkisinde bulunan bir kanalizasyon olayı veya başka bir olay çözülmemiş. İnsanların mağduriyeti hep ondan! Kızılcık, yaklaşık 13 bin nüfuslu bir yer. Ama orası işte; Encümen olacağım, Belediye Başkan Adayı olacağım, diye ihmal edilmiş. Kızılcık’ı bilen bilir orada bir meydanımız var. Ben 50 yıldan beri gider orada güreşirdim. O meydan aynı! Hiç değişmemiş. İmar girmemiş, kanalizasyon yok, su yok. Ne yapıldı? Hiçbir şey! Adamlar diyorlar ki Kızılcık izim arkamızda! Yahu Kızılcık sizin arkanızda olsun da ne yaptınız Kızılcık’a? Encümenlik yaptınız. Şimdi encümenliğe yine talipsiniz. Ne yaptınız oraya? Eğer Kızılcık’taki o sorunu çözemiyorsan bir daha encümen adayı olma kardeşim! Kızılcık’ın da derdi bir, Kutul’un da derdi bir. Hepimizin derdi bir, biz Göksunluyuz.
“AMACIMIZ GÖKSUN’UN REFAHI!”Bizim geçmişte yaptığımız hizmetler, gelecekte yapacağımız hizmetlerin teminatıdır. Biz yaptık, yapacağız demiyoruz. Cek’lerle cak’larla Ramazan Koca konuşmaz. Ama bu kadar yetki, bu kadar para, bu kadar imkâna rağmen son 5 yıl Göksun için ölü olarak geçmiş. Geçmiş, bitmiş. Ne anlatırsa inanmayın! Ben sizlerle bazı şeyleri paylaşmak için buraya geldim. Ben Göksun’da senelik 5 milyon parayla Belediye Başkanlığı yaptım. 5 yılda 25 milyon yapar. Siz de bu memleketin çocuğusunuz. Bir bizim 25 milyonla 5 yılda yaptığımız işlere bakın. Bir de 250 milyonluk belediyenin son 5 yılda yaptığına bakın! Bizim partiyle işimiz yok. Amacımız; Göksun’un refah, sağlıklı, mutlu, barış ve huzur içinde olması! Ben siyaset ve politika yapmak için ortaya çıkmadım. Beni partiyle veya başka bir şeyle düşünmeyin. Bu defa Ramazan Koca, denilsin! Biz Göksun’a belediyeciliği göstereceğiz.
“GÖKSUNLU MECBUR MU SİZİN GÖNDERDİĞİN ADAYA OY VERMEYE?”Yahu iktidar partisi olarak şu Göksun’da bir anket yaptırın! Geçen 5 yıl içerisinde Göksunlu, mevcut başkanın hal ve tavırlarından, çalışmalarından memnunsa tekrar aday gösterin. Ben de başka bir partili olarak destekleyeyim. Siz, Ankara’dan ben bunu gönderdim bunu seçmeye mecbursunuz, diyemezsiniz. Göksunlu mecbur mu sizin gönderdiğin adaya oy vermeye? Çalışmayan adamı daha bana ne diye aday gösteriyorsun? Yok! Hüseyin Coşkun Aydın, benim düşmanım değil. Benim arkadaşım. Tuz ekmek yediğim, oturup yemek yediğim, mazim olan bir insan! Ama ben Coşkun Aydın’ın şahsına bir şey söylemiyorum. Çalışkan, cevahir, Göksun’u Göksun yapacak adam gönderin. Ankara’nın biz uşağı mıyız? Aday yaptım, siz buna oy vermek mecburiyetindesiniz… Ben mecbur muyum sizin atama adayınıza? Ben Coşkun Aydın’ın düşmanı değilim. Ama benim sıkıntım: Karadut’u Ağılobası’nı görünce kızdım. Kut’u, Hacıkodal’ı görünce kızdım. Vallahi de gittim gördüm. 2014’te daha bizim bıraktığımız gibi duruyor. Oranın camisini yaptım. Hacıkodal benim işim değildi. Hacıkodal’a ben tır indirmişim. Oralara bir taş konmamış. 













