Mentör Şef Hazer Amani ve Göksu Lokantaları’nın kurucusu Gökhan Aksoy’un katılımıyla gerçekleşen söyleşide “başarıya giden yolda bedel ödeme” ve “konfor alanından çıkma” temaları öne çıktı.
Kahramanmaraş İstiklal Üniversitesi’nin düzenlediği “Sektör Söyleşileri” programı, öğrencilerle sektörün yıldız isimlerini bir araya getirdi. İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Konferans Salonu’nda gerçekleşen programa, Türkiye'nin tanınmış şeflerinden Hazer Amani ve gastronomi girişimcisi Gökhan Aksoy konuşmacı olarak katıldı.

Program, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın ardından açılış konuşmalarıyla başladı. KİÜ Rektör Yardımcısı ve Turizm Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Burcu Erşahan, iki değerli konuğun deprem sürecinde üniversiteyle dayanışma içinde olduğunu vurgulayarak, "Bugün burada hem sektörel bilgi paylaşımı hem de Kahramanmaraş’ın yöresel lezzetlerinin tanıtımı açısından çok değerli bir buluşma gerçekleşiyor," dedi.
"Sevmediğiniz Meslekte Israr Etmeyin"
Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölüm Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Cihan Canbolat moderatörlüğünde yapılan söyleşide ilk soru, KİÜ Rektörü Prof. Dr. İsmail Bakan’dan geldi. "Gençlerin başarılı olabilmesi için ne gibi bedeller ödemesi gerekiyor?" sorusuna yanıt veren Hazer Amani, mesleğe tutkuyla bağlanılması gerektiğini belirtti:
“Ben ODTÜ’de ve TED’de çok başarılı bir öğrenci değildim ama sevdiğim işi yapmaya başlayınca zirveye çıktım. Aşçılık, fedakârlık isteyen bir meslek. Bayramda, tatilde çalışırsınız. Ellerinizi yakarsınız. Ama işinizi seviyorsanız, bu zahmetin adı emek olur.”
“Başarısızlık Konfor Alanından Çıkmamaktır”
Gökhan Aksoy ise başarıyı tanımlarken farklı bir bakış açısı sundu:
“Başarıya ulaşmak, hedefe ulaşmaktan çok o yolda ne kadar değiştiğinizle ilgilidir. Ben başarıyı değil, başarısızlığı tanımlayabilirim: Konfor alanından çıkmamak! Doğup büyüdüğünüz yer, aileniz, alıştığınız hayat... Bunlara sıkı sıkıya bağlı kalırsanız gelişemezsiniz. Hazer Şef’in Güney Afrika’ya giderek eğitim alması tam da bu yüzden çok kıymetli.”
İşletme kurma sürecinde finans dışındaki önceliklere dair gelen bir soruyu ise Aksoy şöyle yanıtladı:

“Bir işletme açmak kolay ama sürdürülebilir kılmak çok zor. Fırının içine girmeden, pişmeden başarı olmaz. İşin mutfağını iyi bilmeniz gerekiyor. 2 günde açılan bir restoran, 2 günde de kapanabilir.”
Alaylı mı Mektepli mi?
Katılımcıların sektörde sıkça tartışılan “alaylı vs. mektepli” meselesine dair yönelttiği sorulara da açıklık getirildi. Hazer Amani, eğitimin meslekte çok önemli olduğunu vurgularken, pratiğin değerini de şu sözlerle anlattı:
“Ehliyet kitapçığından araba kullanmayı öğrenemezsiniz, direksiyona geçmek gerekir. Mutfakta da aynı şey geçerli. Mezun olduktan sonra pastaneden otellere, suşi restoranlarından steak house’lara kadar birçok yerde çalıştım. Farklı deneyimler kazandım. Ayrıca seyahat etmeyi ve yabancı dil öğrenmeyi asla ihmal etmeyin.”
Aksoy da mektepli olmanın sürdürülebilirlik açısından vazgeçilmez olduğunu ifade etti:
“Alaylı şefler belli bir noktada tıkanabiliyor. Ancak okul eğitimi almış olanlar, hem gelişime açık oluyor hem de vizyon kazanıyor. Ben kendi işletmemde mektepli personel tercih ediyorum.”
Sıcak ve Samimi Bir Atmosferde Tam 1,5 Saat
KİÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Seçil Fettahlıoğlu'nun da katıldığı etkinlik, interaktif bir sohbet ortamında yaklaşık 1,5 saat sürdü. Öğrenciler, hayalini kurdukları mesleğe dair her konuda sorular sorarak sektörün önde gelen isimlerinden doğrudan bilgi alma fırsatı yakaladı.
Program sonunda, Hazer Amani ve Gökhan Aksoy’a katkılarından dolayı plaket ve hediyeler takdim edildi. Katılımcılar ise bu tür etkinliklerin sıklıkla tekrarlanması gerektiğini vurguladı.















