Tasarruf tedbirleri kapsamında yerel basının ekonomik
kaynaklarına yapılan kesintileri eleştiren Babacan şu ifadeleri kullandı:
‘İş yerel basının sesine gelince akıllarına tasarruf
geliyor’
“Sayın Erdoğan ‘Hepiniz tasarruf edeceksiniz ama ben
istediğim gibi harcayacağım’ diyor. Niye? Keyfi öyle istiyor. Basın yayın
organlarına ilan ve reklam verilmesin, kamu kurumları günlük gazete satın
almasın diye tasarruf tedbiri yayınlıyor. Genelge yayınlanalı daha bir hafta
olmadı; bazı yerel gazetelerin kapandığı, bazı günlük gazetelerin ise
masrafları azaltmak için haftalığa döndükleri haberleri geliyor. Sayın
Erdoğan’ın harcamalarına gelince ‘itibardan tasarruf olmaz’ deniyor ama iş
yerel basının sesine gelince birden akıllarına tasarruf geliyor.”
‘İtibar, gençler geleceklerini başka ülkede aradığında
biter’
“Sayın Erdoğan, itibarı yanlış yerlerde arıyorsunuz. İtibar
gösterişle olmaz; adaletle, özgürlüklerle, refahla olur. Gençlerin kendi
geleceklerini bu ülkede hayal etmesi bu ülkenin itibarıdır. Başka ülkelerde
arıyorlarsa o ülkenin itibarı sıfırlanmıştır. İstediğiniz kadar saraylarla,
konvoylarla itibar oluşturmaya çalışın, bitmiştir.”
‘Devletin kaynakları bir partinin propagandasına harcanıyor’
“Tasarruf diye, yerelde alnının teriyle parasını kazanan
insanların rızkına göz dikeceğinize İletişim Başkanlığına bakın. Yüz
milyonlarca liralık ödenekle çalışıyor. Devletin kaynakları bir siyasi partinin
propagandasına harcanıyor. Cin fikirle yerel basını zayıflatmakla meşgul.
Dertleri tasarruf değil. Yerel basının ekonomik yönden zayıflatılması; binlerce
gazetecinin işsiz kalması, yerel demokrasinin sesinin kısılması demek. Yerel
basın, demokrasi için su gibi önemlidir. Bu nedenle her ilde yerel basının
temsilcileriyle biraraya geliyoruz.”
‘İktidar ve medyası milletin yaşadığı sıkıntıları inkâr
ediyor’
“Gerçek tabloda zam, enflasyon, hayat pahalılığı, israf,
yozlaşma, işsizlik, çete, mafya var. Bu gerçekler yandaş kanallarda
gösterilmiyor. Yandaş kanallara bakın, ‘Bu anlattıkları Türkiye mi?’
diyorsunuz. İktidar ve medyası milletin yaşadığı sıkıntıları, gerçeği inkâr
ediyorlar. Bunun için kamu kuruluşları üzerinde yandaş medyaya destek vermeleri
için yoğun baskı var.”
‘Kamu kaynakları krizlerin ortağının parti bültenlerine
aktarılıyor’
“Bunun için kamu kuruluşları iktidarı farklı yayın
politikası izleyen basına destek vermeye olumsuz bakıyor. Kamu kaynakları,
krizlerin ortağı Bahçeli’nin parti bültenlerine aktarılıyor. Musluk, akraba
bakanın abisinin kanalına doğru açılmış. Bu paralar; ekonomik kriz, enflasyon,
hayat pahalılığı konuşulmasın diye aktarılıyor. Şatafat harcamaları
tartışılmasın, usulsüzlük iddialarının üstüne gidilmesin, kamuoyunda ‘Bunlar
çetelerle, mafyayla ne yapıyor’ sorulmasın diye akıtılıyor.”
‘Çözüm paketleri cebimizde seçime yürüyoruz’
“İktidarımızın ilk 90 ve 360 gününde uygulayacağımız, ayağı
yere basan, somut eylem planlarını şimdiden hazırlıyoruz. Bizde mızmızlanmak
yok. Sadece şikâyet, sorunları dillendirmek yok. Biz çözüm paketlerimizi de
hazırlıyoruz, duyuruyoruz. Çözümlerimizi cebimize koyuyoruz, seçime doğru
yürüyoruz.”
‘Rant peşin, borç gelecek nesillere’
“Kaynakları alelacele niye Kanal İstanbul’a
yönlendiriyorlar? Dert rant. Kanal İstanbul’a bakınca gözlerinde dolar
işaretleri oluşuyor. Onun için acele ediyorlar. Bir de vakit yaklaşıyor,
görüyorlar. Onun için ‘Bir an önce Hazine’yi borçlandıralım, nasılsa bunlar
ödemek zorunda’ diyor. ‘Söke söke sizden alacaklar’ diyor. ‘Siz’ dediği; bu
ülkenin gençleri. Rant peşin alınıyor, borç sonra ödeniyor. Rant peşin, borç
gelecek nesillere.”















