Romatizmal hastalıklar, ağrı ve hareket bozuklarına yol
açarak, hayatı olumsuz etkiliyor. 3 aydan fazla süren ağrıların hastalık olarak
belirlendiğini ifade eden uzmanlar, erken teşhisin önemine dikkat çekiyor.
Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Beyin Hastanesi Fizik Tedavi
Uzmanı Dr. Aydın Ender Süzer, romatizmal hastalıklarda erken teşhisin önemini
vurguladı.
Romatizma, hareket bozukluklarına yol açıyor
“Romatizma yaygın olarak; kaslar, iskeletler, eklemler ve
bağ dokusunun ağrılı hastalıkları grubu olarak adlandırılmaktadır” diyen Aydın
Ender Süzer, “Az görülenden, çok yaygın görülene kadar 100 adet hastalık, bu
grupta yer alabilmektedir. Romatizma ağrıya yol açabildiği gibi, eklemlerde
şişliklere ve hareket bozukluklarına da yol açabilmektedir” dedi.
Ağrının yaygınlığı ve süresi, önem taşıyor
Uzm. Dr. Aydın Ender Süzer, “Sık görülen romatizmal
hastalıklar olarak osteoartrit dediğimiz kireçlenme hastalığını,
fibromiyalji-fibromiyozit dediğimiz yumuşak doku romatizmasını, romatoid
artriti vb. çok sayıda hastalık sayabiliriz” diyerek, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bu hastalıkları da tuttuğu eklem sayısı, eklemlerin
simetrik olup olmayışı, eklemde bıraktığı bulgulara göre sınıflayabiliriz. Ne
kadar yaygın olduğu ve süresi bizim açımızdan önemlidir ve bizim gözlemle
gördüğümüz ve tıbbi olarak pozitif olarak gördüğümüz ısı artışı, kızarıklık
gibi bulguların olup olmamasına bakarız.”
Ağrı 3 aydan fazla sürüyorsa, dikkat!
Romatizmal hastalıkların kişilere ağrı ile yansıdığını
söyleyen Süzer, sözlerini şöyle tamamladı:
“Ağrıdan biraz bahsetmek istersek, herhangi bir yerde
elimizi bir iğneye batırırsak, ağrı hissederiz. Bu ağrı ilk anlamda, vücudumuz
için belki de savunma mekanizmasıdır. Çünkü dışarıdan olan bir uyaranı
algılamış oluruz. Ağrı baştan bir semptomdur; fakat 3 aydan fazla ağrı
hissediyorsak, ağrı başlı başına bize bir hastalık olarak gelebilir. Ağrının
mümkün olduğu kadar erken tedavi edilmesi, kronikleşmemesi bizim açımızdan daha
önemlidir. Eklem ağrılarını da erken dönemde teşhis ve tedavi edersek, çok daha
kolay ve eklemi koruyacak şekilde davranmış olabiliriz.”















