Amacının Elbistan’a huzur getirmek olduğunu ifade eden Millet ittifakı Elbistan Belediye Başkan adayı Abdullah Paksoy, iktidar partisinin söylemi olan Gönül Belediyeciliği sözüne çok üzüldüğünü belirterek; Bundan önce gönülsüz mü yapıyordunuz” dedi.Paksoy, “Benim amacım Elbistan’ımıza huzur getirmek! Hizmet her türlü sağlanır. Çünkü bir başkan adayı göreve talip oluyorsa belediye’nin asli görevlerini yapma zorunluluğu vardır” ifadelerine yer verdi.31 Mat tarihinde yapılacak yerel seçimlerde Millet ittifakı Elbistan İlçe Belediye Başkan adayı olan Elbistan Belediye eski Başkanı Abdullah Paksoy, seçim çalışmalarıyla Maraş Ana Haber’e özel açıklamalarda bulundu.İlçeyi ve sorunları iyi bildiğini söyleyen Paksoy, Elbistan’daki en önemli sorunların başında hatalı imar planı uygulamasının geldiğini ifade etti.Göreve geldiklerinde, işin içinden çıkılmaz bir hal alan bu sorunun çözüme kavuşacağı vadinde bulunan Paksoy; “Elbistan’ımız imar planı sorunu var. İşin içinden çıkılmaz oldu. İmar planı revize edilirken vatandaşın yüzde 80 yeri gitmiş. Mühendis ve Mimarlar odasından bir görüş alınmamış ama vatandaş mağdur edilmiş. Biz göreve geldiğimizde başta Elbistan’ın imar problemini çözeceğiz.” dedi.
“İNSANLARIN DUYGULARINI SÖMÜREREK OY ALMAK İSTEMEM”Seçim sürecinde uçuk kaçık vaatlerle insanların duygularını sömürerek oy almak istemediğini belirten Paksoy, ortak akıl yürüterek Elbistan’ı hak ettiği yere getireceklerini anlattı.Belediye başkanlığını ‘Şehrül Emin’ benzetmesi yaparak anlatan Paksoy; “Elbistanlılar 31 Mart’ta şehrin emin kişisini, Şehrül emin’ini tespit edecekler. Şehrül Emin demek; öncelikle kendi memleketini çok iyi tanıması lazım. Kaç mahalle, köy, cadde, sokak var bunları bilmeli. Şehirde yaşayan hemşerilerimizin de Şehrül Emin’i çok iyi tanıması gerekir. Tanısın ki gelecek 5 yıl boyunca kendisine hizmet edecek kişiyi bulsun.Örneğin bir apartmanda yaşıyorsunuz. İşiniz çıktı, çarşıya gitmeniz gerekti ama okuldan çocuklar eve gelecek ne yaparsınız? Kapı anahtarını eski koşunuza veririsiniz. Yani demek istediğim; Elbistan’da senelerdir yaşıyoruz. 10 yıl boyunca belediye başkanlığı yaptık. İyi-kötü tüm hemşerilerimiz bizi tanıyor. İnşallah 31 Mart’ta sandığa gittiklerinde tercihlerini bu şekilde yapacaklarına inanıyorum.” diye konuştu.
“AMACIMIZ ELBİSTAN’A HUZUR GETİRMEK” Amacının ilçeye huzur getirmek olduğunu, huzurla birlikte hizmetinde geleceğini kaydeden Paksoy; “Bizim amacımız Elbistan’a huzur getirmek. Hizmet her türlü sağlanır. Çünkü bir başkan adayı göreve talip oluyorsa belediye’nin asli görevlerini tapma zorunluluğu vardır. Ama Elbistanlı hemşerilerimiz dinlediğimde ilçedeki sorunun ne kadar büyük olduğunu gördüm. Elbistan’da havamız, suyumuz, toprağımız gitmiş. A santralindeki filtre yetersizliği nedeniyle hava kirliği hat safhada. Ayrıca termik santralin özeleşmesinden dolayı yaklaşık 2 bin kişi zorunlu izne ayılmış. Şuan bu kişiler 6-7 bin lira yerine 2-3 bin lira maaş alacaklar. Buda Elbistan’a yaklaşık 5 milyon gibi sıcak para girdisinin eksilmesi demek oluyor. Yarın tayinleri çıkıp gittiklerinde de esnafımızın 10 milyon’a yakın zararı olacak.Şeker fabrikası özeleşti. Çiftçinin ürünü tarlada kaldı, nasıl mağdur edildiklerini hep birlikte gördük. Suyumuz da gitti. Birkaç yıl önce 90 bin kişi zehirlendi. Buların hepsini dinliyoruz. Hizmetin dışında bunlar Elbistan’ın temel sorunları.” Şeklinde konuştu.
“SANKİ ELBİSTAN’I 10 YIL BOYUNCA BAŞKALARI GELMİŞ YÖNETMİŞ”Belediye başkanlığında ortak akılı benimsemiş bir yönetim biçimi sergileyeceğini duyuran Paksoy;“Göreve geldiğimiz zaman; ‘biz Elbistan’ı yalnız yönetmeyeceğiz’ diyoruz. Tüm STK’larla beraber ilçeyi birlikte yönetmek istiyoruz. Geçmiş 10 yıla şöyle dönüm baktığımızda Elbistan’ın ne hale gediğini vatandaşlarımız kendisi söylüyor. İşin ilginç aynı bu dönemlere hiç kimse sahip çıkmıyor. Buna tramvatik vaka deniliyor. Bunu aday olarak ben demiyorum, ben kimsenin aleyhinde konuşmam. Ama kendi kendilerini eleştiriyorlar. Sanki Elbistan’ı 10 yıl boyunca başkaları gelmiş yönetmiş ve kendiler suçluyor. Şuan Elbistan’ımız düştüğü durum hiçbir ilçede yok. İnşallah insanlar 31 Mart’ta da bunu değerlendirecektir. Biz sevgi, saygı hoş görü ile geziyoruz. Bu 3 erdem birleştiğinde hizmet’te olur, bütün güzelliklerde yaşanır.” İfadelerini kullandı.
“İŞİN İÇİNDEN ÇIKILMAZ OLDU”Elbistan’ın sorunlarına çözüm önerilerini de anlatan Paksoy şunları kaydetti: “Elbistan’ımız imar planı sorunu var. İşin içinden çıkılmaz oldu. İmar planı revize edilirken vatandaşın yüzde 80 yeri gitmiş. Mühendis ve Mimarlar odasından bir görüş alınmamış ama vatandaş mağdur edilmiş. Biz göreve geldiğimizde başta Elbistan’ın imar problemini çözeceğiz.”“BURASI NEW YORK DEĞİL”“Ben Elbistan’da hemşerilerimin duygularını sömürerek oy almak istemiyorum. Ben hemşerilerimle birlikte Elbistan’ı hak ettiği yere getirmek istiyorum. Bunun içinde uçuk kaçık vaatlerde bulunmuyorum. Burası Londra değil, New York değil, oraların finans merkezileriyle Elbistan’ı mukayese edersen o zaman sen Elbistan’ımızı tanımıyorsundur.” “2009 YILINDA BORÇSUZ BİR BELEDİYE DEVRETTİM”“İdari sisteme disiplin getirmek gerekiyor. Bir yere bir idareci seçilip de o idareci başkaları tarafından idare edilirse o yöneticiden hayır çıkmaz. Ben 2009 yılında borçsuz bir belediye devrettim. Şimdi 100 milyon’a yakın belediye borçlanmış. Sistemli bir çalışmayla tüm bu sorunları aşacağız.”“GÖNÜL BELEDİYECİLİĞİ SÖZÜNE ÇOK ÜZÜLÜYORUM”“Gittiğimiz her yerde insanlar olumlu tepkiler veriyor. Tecrübeme güveniyorlar, biz gönül belediyeciliğini 99-2009 yılları arasında uyguladık. Bir belediye başkanı vatandaşıyla iç içe yaşayacak. Biz bunları yaptık. Biz belediyeyi belediyeden idare etmedik. Belediyeyi vatandaşımızın ayağına giderek, sofrasına oturarak yaptık. Şimdi bu gönül belediyeciliği sözüne çok üzülüyorum. Keşke bu gönül belediyeciliğini daha önce yapsaydınız. Ben öncelikle huzurlu bir seçim diliyorum. Kimseye yönelik belden aşağı siyaset yapmıyorum. Hiçbir adayın aleyhinde konuşmuyorum. Gelecekte hep birlikte elimizi taşın altına koyup Elbistan’ı ayağa kaldırma düşüncesindeyim.”
“İNSANLARIN DUYGULARINI SÖMÜREREK OY ALMAK İSTEMEM”Seçim sürecinde uçuk kaçık vaatlerle insanların duygularını sömürerek oy almak istemediğini belirten Paksoy, ortak akıl yürüterek Elbistan’ı hak ettiği yere getireceklerini anlattı.Belediye başkanlığını ‘Şehrül Emin’ benzetmesi yaparak anlatan Paksoy; “Elbistanlılar 31 Mart’ta şehrin emin kişisini, Şehrül emin’ini tespit edecekler. Şehrül Emin demek; öncelikle kendi memleketini çok iyi tanıması lazım. Kaç mahalle, köy, cadde, sokak var bunları bilmeli. Şehirde yaşayan hemşerilerimizin de Şehrül Emin’i çok iyi tanıması gerekir. Tanısın ki gelecek 5 yıl boyunca kendisine hizmet edecek kişiyi bulsun.Örneğin bir apartmanda yaşıyorsunuz. İşiniz çıktı, çarşıya gitmeniz gerekti ama okuldan çocuklar eve gelecek ne yaparsınız? Kapı anahtarını eski koşunuza veririsiniz. Yani demek istediğim; Elbistan’da senelerdir yaşıyoruz. 10 yıl boyunca belediye başkanlığı yaptık. İyi-kötü tüm hemşerilerimiz bizi tanıyor. İnşallah 31 Mart’ta sandığa gittiklerinde tercihlerini bu şekilde yapacaklarına inanıyorum.” diye konuştu.
“AMACIMIZ ELBİSTAN’A HUZUR GETİRMEK” Amacının ilçeye huzur getirmek olduğunu, huzurla birlikte hizmetinde geleceğini kaydeden Paksoy; “Bizim amacımız Elbistan’a huzur getirmek. Hizmet her türlü sağlanır. Çünkü bir başkan adayı göreve talip oluyorsa belediye’nin asli görevlerini tapma zorunluluğu vardır. Ama Elbistanlı hemşerilerimiz dinlediğimde ilçedeki sorunun ne kadar büyük olduğunu gördüm. Elbistan’da havamız, suyumuz, toprağımız gitmiş. A santralindeki filtre yetersizliği nedeniyle hava kirliği hat safhada. Ayrıca termik santralin özeleşmesinden dolayı yaklaşık 2 bin kişi zorunlu izne ayılmış. Şuan bu kişiler 6-7 bin lira yerine 2-3 bin lira maaş alacaklar. Buda Elbistan’a yaklaşık 5 milyon gibi sıcak para girdisinin eksilmesi demek oluyor. Yarın tayinleri çıkıp gittiklerinde de esnafımızın 10 milyon’a yakın zararı olacak.Şeker fabrikası özeleşti. Çiftçinin ürünü tarlada kaldı, nasıl mağdur edildiklerini hep birlikte gördük. Suyumuz da gitti. Birkaç yıl önce 90 bin kişi zehirlendi. Buların hepsini dinliyoruz. Hizmetin dışında bunlar Elbistan’ın temel sorunları.” Şeklinde konuştu.
“SANKİ ELBİSTAN’I 10 YIL BOYUNCA BAŞKALARI GELMİŞ YÖNETMİŞ”Belediye başkanlığında ortak akılı benimsemiş bir yönetim biçimi sergileyeceğini duyuran Paksoy;“Göreve geldiğimiz zaman; ‘biz Elbistan’ı yalnız yönetmeyeceğiz’ diyoruz. Tüm STK’larla beraber ilçeyi birlikte yönetmek istiyoruz. Geçmiş 10 yıla şöyle dönüm baktığımızda Elbistan’ın ne hale gediğini vatandaşlarımız kendisi söylüyor. İşin ilginç aynı bu dönemlere hiç kimse sahip çıkmıyor. Buna tramvatik vaka deniliyor. Bunu aday olarak ben demiyorum, ben kimsenin aleyhinde konuşmam. Ama kendi kendilerini eleştiriyorlar. Sanki Elbistan’ı 10 yıl boyunca başkaları gelmiş yönetmiş ve kendiler suçluyor. Şuan Elbistan’ımız düştüğü durum hiçbir ilçede yok. İnşallah insanlar 31 Mart’ta da bunu değerlendirecektir. Biz sevgi, saygı hoş görü ile geziyoruz. Bu 3 erdem birleştiğinde hizmet’te olur, bütün güzelliklerde yaşanır.” İfadelerini kullandı.
“İŞİN İÇİNDEN ÇIKILMAZ OLDU”Elbistan’ın sorunlarına çözüm önerilerini de anlatan Paksoy şunları kaydetti: “Elbistan’ımız imar planı sorunu var. İşin içinden çıkılmaz oldu. İmar planı revize edilirken vatandaşın yüzde 80 yeri gitmiş. Mühendis ve Mimarlar odasından bir görüş alınmamış ama vatandaş mağdur edilmiş. Biz göreve geldiğimizde başta Elbistan’ın imar problemini çözeceğiz.”“BURASI NEW YORK DEĞİL”“Ben Elbistan’da hemşerilerimin duygularını sömürerek oy almak istemiyorum. Ben hemşerilerimle birlikte Elbistan’ı hak ettiği yere getirmek istiyorum. Bunun içinde uçuk kaçık vaatlerde bulunmuyorum. Burası Londra değil, New York değil, oraların finans merkezileriyle Elbistan’ı mukayese edersen o zaman sen Elbistan’ımızı tanımıyorsundur.” “2009 YILINDA BORÇSUZ BİR BELEDİYE DEVRETTİM”“İdari sisteme disiplin getirmek gerekiyor. Bir yere bir idareci seçilip de o idareci başkaları tarafından idare edilirse o yöneticiden hayır çıkmaz. Ben 2009 yılında borçsuz bir belediye devrettim. Şimdi 100 milyon’a yakın belediye borçlanmış. Sistemli bir çalışmayla tüm bu sorunları aşacağız.”“GÖNÜL BELEDİYECİLİĞİ SÖZÜNE ÇOK ÜZÜLÜYORUM”“Gittiğimiz her yerde insanlar olumlu tepkiler veriyor. Tecrübeme güveniyorlar, biz gönül belediyeciliğini 99-2009 yılları arasında uyguladık. Bir belediye başkanı vatandaşıyla iç içe yaşayacak. Biz bunları yaptık. Biz belediyeyi belediyeden idare etmedik. Belediyeyi vatandaşımızın ayağına giderek, sofrasına oturarak yaptık. Şimdi bu gönül belediyeciliği sözüne çok üzülüyorum. Keşke bu gönül belediyeciliğini daha önce yapsaydınız. Ben öncelikle huzurlu bir seçim diliyorum. Kimseye yönelik belden aşağı siyaset yapmıyorum. Hiçbir adayın aleyhinde konuşmuyorum. Gelecekte hep birlikte elimizi taşın altına koyup Elbistan’ı ayağa kaldırma düşüncesindeyim.” 












