Bilim insanları, numunede Ay’ın kendisinden bile eski olabileceği düşünülen kükürt izotoplarını tespit etti.
Brown Üniversitesi’nden gezegen bilimci James Dottin, kütle analizleri sonucu elde edilen izotop oranlarının daha önce hiçbir Ay örneğinde görülmediğini belirtti. Dottin, “Her şeyi tekrar kontrol ettik ve sonuçlarımız şaşırtıcı şekilde doğru çıktı” dedi.
Numunedeki bazı parçalar, Ay volkanizmasına işaret eden kükürt-33 artışı gösterirken, diğer kısımlar beklenmedik biçimde kükürt-33 eksikliği taşıyordu. Bu tür bir izotop oranı, yalnızca ince atmosferlerde ultraviyole ışınlarıyla gerçekleşen fotokimyasal süreçlerle ortaya çıkabiliyor.
Araştırmacılar, bulgular doğrultusunda iki olası senaryo üzerinde duruyor: Kükürdün Ay’ın erken magma okyanusu döneminde buharlaşıp atmosferde ışıkla etkileşime girmesi veya Ay’ın oluşumuna yol açtığı düşünülen Theia adlı gökcisminden gelmiş olması. Her iki ihtimal de söz konusu kükürdün Ay’ın en eski malzemelerinden biri olduğunu gösteriyor.
Dottin, “Dünya’da levha tektoniği bunu sağlıyor. Ay’da böyle bir mekanizma yoktu diye düşünülüyordu. Ancak bulgular, Ay’ın mantosunda malzemenin hareket etmiş olabileceğini düşündürüyor ve bu oldukça heyecan verici” ifadelerini kullandı.
Elde edilen sıra dışı izotop oranları, Ay’ın Dünya-Theia çarpışması sonrası tamamen homojen bir toz bulutundan oluştuğu görüşünü de sorgulatıyor. Eğer bu görüş doğru olsaydı, kükürt izotopları Ay mantosunda eşit dağılmış olmalıydı.
Bilim insanları, bu olağanüstü keşfin peşini bırakmayacaklarını, Ay’dan ve diğer gök cisimlerinden yeni örnekler alınmadan gizemin tam olarak çözülemeyeceğini vurguluyor.















