Özellikle sosyal medyada yayılan “çocuklar kaçırıldı” ve “Epstein adasına götürüldü” yönündeki iddialar, yetkili kurumlar tarafından defalarca yalanlanan dezenformasyon örnekleri arasında yer alıyor.
Kahramanmaraş depreminde kaybolan çocuklar kaçırıldı mı?
Depremin ardından refakatsiz çocuklara ilişkin endişeler kamuoyuna yansımış olsa da, sistematik bir çocuk kaçırma vakasına dair herhangi bir somut delil bulunmuyor. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, depremin ilk gününden itibaren refakatsiz çocukların kayıt altına alındığını, kimlik tespitlerinin yapıldığını ve büyük çoğunluğunun ailelerine ya da yakınlarına teslim edildiğini açıkladı.
Yetkililer, akıbeti belirsiz görünen bazı vakaların ise enkaz çalışmaları sırasındaki kayıt eksiklikleri, hastaneler arası sevkler, DNA eşleşmelerindeki gecikmeler ve bilgi kirliliğinden kaynaklandığını belirtiyor. Muhalefet partileri ve bazı sivil toplum kuruluşları konunun araştırılması için TBMM’ye önergeler sunsa da, bugüne kadar örgütlü veya planlı bir kaçırma ağına dair resmi bir bulgu paylaşılmadı.
Epstein Adası iddiası doğru mu?
“Depremde kaybolan çocukların Epstein adasına götürüldüğü” iddiası ise tamamen asılsız ve komplo teorisi niteliğinde. Bu söylenti, Jeffrey Epstein davasına ilişkin belgelerin yeniden gündeme geldiği bir dönemde, deprem sonrası yaşanan belirsizliklerle ilişkilendirilerek sosyal medyada üretilmiş durumda.
Emniyet Genel Müdürlüğü ve Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi, Türk çocuklarının Epstein davası, Epstein adası ya da benzeri herhangi bir uluslararası suç ağıyla bağlantılı olduğuna dair iddiaları kesin bir dille yalanladı. Yetkililer, bu tür paylaşımların hiçbir resmi belgeye veya kanıta dayanmadığını vurguladı.
Resmi veriler ne diyor?
Deprem sonrası çeşitli platformlarda 38’i çocuk olmak üzere 140’tan fazla kişi için kayıp başvurusu yapıldığı biliniyor. Ancak uzmanlara göre bu durum, kaçırılmadan ziyade afet sonrası kaotik ortamda yaşanan iletişim ve kayıt sorunlarıyla açıklanıyor. Bakanlık, devlet koruması altındaki tüm çocukların güvende olduğunu ve sürecin yakından takip edildiğini bildiriyor.













